Deniz yolu taşımasında malın karşı tarafa teslim edilememesi hali


Deniz yolu ile taşımasında malın karşı taraf tarafından teslim alınmaması hali özellikle bir kaç yıldır çok karşılaşmaya başladığımız bir sorun oldu.



On binlerce ihracat, yapan fakat eşyasının teslim alınmaması ile karşılaşmayan ihracatçı firma, böyle bir durumla karşılaştığında ne yapacağını bilemiyor. Tabi bu sorunun birkaç yıldan beri var olmasının sebepleri malum. Arap baharı ile başlayan Ortadoğuda, Akdenizdeki bir çok İslam Ülkesindeki yönetim değişiklikleri kardeş kavgaları özetle ülkelerin iç istikrarlarının olmayışı bu işi bu noktalara getirdi.
Deniz yolu taşıması tabi ki diğer taşıma modlarına göre özellik arz eden bir taşıma şeklidir. Deniz hukuku çok özel bir hukuk alanıdır. Deniz hukukunun taşımaya ilişkin düzenlemelerinin bir çoğu 6102 sayılı yeni TTK (Türk Ticaret Kanunu) içinde yer aldı.
Türkiyeden ihracat yapan bir firma konteyner muhteviyatı malların EXW olarak sattığında, taşıma muhteviyatı eşyanın, örneğin Mısır Limanında alıcısı tarafından teslim alınmamış olmasından sorumlu mudur? Sorumluluk konusu eğer bir konşimento düzenlenmiş ve bundan navlunu ödeyecek olanın, malı alan kişi olacağı belirtilmişse tabiki navlunu ödeme borcu konşimentoya göre, yükü alacak olan kişiye geçer. Navlun alacağı, muaccel olmasından itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrar. Buna dayanarak ihracatcı firma ben sorumlu değilim malımı fabrikada, milletler arası sözleşme incoterms kuralları gereği teslim ettim derse, ne olacak? Tersi, taşıyan ihracatçı firmaya dönüp eşyanın çekilmemesinden sorumlusunuz. Çünkü firmanızla alıcı arasında yapılan satış sözleşmesi ve bu sözleşmenin şartları sadece sözleşme taraflarını yani tarafınızı ve alıcınızı bağlar. Tarafımızla, aranızda kurulan taşıma sözleşmesi şartları ise satış sözleşmesinden tamamen bağımsızdır. Yükleyici sıfatınız tahtında, konteyner muhteviyatı yüklerinizin, alıcısı tarafından çekilmemiş olmasına bağlı olarak doğmuş ve doğacak her türlü masraf, hasar, zarar ve cezalardan dolayı firmanızın sorumluluğunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1207. maddesine göre sorumluluğunuz var deyip ihtar çektiğinde karşılıklı açılacak olan ilk davanın temelleri atılmış oluyor. Konşimento taşıma sözleşmesinde yer alan teslim şekli (FREİGHT COLLECT, FREE ON TRUCK, LİNER OUT vd.) gönderici sorumluluğunu sınırlamaktadır. Uluslararası İncoterms kuralları gereği eğer bir konişmento düzenlenmiş ve bundan navlun ve diğer giderleri ödeyecek olanın, malı alan kişi (gönderilen) olacağı anlaşılıyorsa, navlun ve diğer giderleri ödeme borcu konşimentoya göre, yükü alacak olan (gönderilen) kişiye geçer. (TTK 1229/l-n Md.) Bu konuda yüksek yargının da deniz nakliyesi ne dönük içtihat kararları var. Bu kararlarda elbette bize yol gösteriyor. Özelikle deniz yolu taşımasında navlun alacaklarının bir yılda zaman aşımına uğradığının ihracatçı firmalar tarafından bilinmesinde yarar var. “MADDE 1246- (1) 1188inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar.” Sonuç olarak, taşıma konusunda düzenlemeleri de dikkatle okuyup, muhtemel rizikoları önceden görmek ve düzenlemeleri mutlaka bilen biri ile incelemekte fayda var.Yoksa ihracatçımızın kendisini yüzbinlerce dolarlık bir alacak davasının içinde buluvermesi içten bile değil.

EKOHABER