Davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılması


Davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılması



Adalet Bakanlığı tarafından, adalet hizmetlerinin kalitesinin artırılması ve bu kapsamda davaların makul süreler içinde sonuçlandırılması için hazırladığı çalışmalarını 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren hayata geçireceği yolunda haberler yazılı basında yer almaktadır.
Tarihi süreç içinde pek çok değişikliklere uğrayan, 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/IV madde fıkra hükmüne göre; 'Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.'
Davaların 'mümkün olan süratle sonuçlandırılması,' öğretide 'makul sürede sonuçlandırılması' olarak da ifade edilmektedir.
Davaların 'mümkün olan süratle sonuçlandırılması,' sadece mahkemelerin sayısının artırılması ve fiziki koşulların iyileştirilmesiyle sağlanamayacağı açıktır. Bu durumda, adalet hizmeti veren hakim, savcı ve yardımcı personelin de, kaliteli bir mesleki ve psikolojik eğitime sahip olması da gerekli ve zorunludur. Bu alanda mahkemelerde, TS - EN - ISO 9002 Kalite Güvence Sistemi kurulması çalışmalarının ciddi ve etkin biçimde yürütülmelidir. Örneğin, bu konuda Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi için 15 Eylül 2000 tarihinde TS - EN - ISO 9002 Kalite Güvence Belgesi alınmış, sistem kurularak işler hale getirilmiştir.
Üstte belirtilenler dışında ayrıca davaların iddia ve savunma taraflarında olası bulunacak avukatlık mesleğini yürütenlerin de , kaliteli bir mesleki ve psikolojik eğitime sahip olması duraksama konusu olmasa gerektir.Bu konuda, Türkiye Barolar Birliğine ertelenemeyecek büyük görevler düşmektedir.
Adalet Bakanlığı tarafından; diğer yasal ve hukuksal temel çalışmaları gerçekleştirmeden, sadece davalar ve soruşturmalarda hedef süreleri belirlemesinin de, sorunun nihai çözüme kavuşturmaya yeterli olamayacağını da üzülerek belirtmeliyiz.
Bu konuda aşağıdaki önerimizi sunmaktayız.
Adalet Bakanlığı, Yargıtay Başkanlığı ve Danıştay Başkanlığı temsilcilerinden bir komisyon oluşturularak;
a) Dava çeşitlerinin tespiti yapılmalı,
b) Her bir dava için davacı, davalı ve mahkeme açısından dikkat edilecek hususlar tespit edilmeli. Bu konuda, her bir dava için Yüksek Mahkemelerde uzman görevlilerden de alt komisyonlar oluşturularak gerekli çalışmaların yapılması sağlanmalı.
c) Üstte (a) ve (b) bentlerdeki çalışmalar birer bilgisayar proğramı halinde uygulayıcı elinde bulunmalı.
Davanın görüldüğü mahkeme hakimi ve hakimin yardımı olmaksızın yazı işleri personeli; bu proğram üzerinden, diğer herhangi bir çalışmaya yönelmeden, her bir dava için en fazla iki dakika içinde tüm yapılması gerekenleri yerine getirebilecektir.Böylesi bir çalışma örneğinden büyük bir memnuniyetle yararlanmaktayız.
Yürekten esenlikler ve en içten
saygılarımızı sunarız.