Çok sıkıldım  


Bursaspor Başkanı Sayın Ali Ay ve yönetimindeki arkadaşlarına, bir de benim açımdan, neden görevi bırakmaları gerektiğini anlatabilmek için bir köşe yazısı yazmak istedim ve bunun için masaya geçtim ama "Yeter be kardeşim" diyerek bir durdum önce.



Zira gerçekten sıkıldığımı fark ediyorum.

 

Bursaspor'da yönetimler değişiyor ama sürekli günü geliyor, bir başkana, inadı bırakıp, neden bir an önce görevi bırakması gerektiğini anlatmak için yazılar yazmak durumunda kalıyoruz.

"Yapamadım, daha fazla bu koltuğu meşgul edersem bu durum Bursaspor'a zarar verecek" deyip, görevi bırakma erdemini gösteren bir Allah'ın kuluna henüz rastlamadım.

Yaşadığımız topraklar itibariyle buna şaşırmıyorum ama kızıyorum.

(Gerçi, temel atma günü doğan çocukların ilkokula başladığı stadı bitiremeyen ama hala koltuğunda oturan belediye başkanlarının olduğu topraklar da varmış...)

 

Neyse.

Ali Ay'dan bunu bekliyordum açıkçası.

Bu erdemi ancak "İyi niyetli" biri gösterirdi çünkü.

Ama o da henüz bu konuda umut vermiyor.

Sayın Başkan'ın yaptığı açıklamaları okuyunca kafam karışıyor çünkü her demecinden birbiriyle çelişen 2-3 mesaj çıkarmak mümkün ama gördüğüm kadarıyla ilerleyen süreçte de bunu yapmayacak.

Kum saati tersine döndükten sonra inat etse de kaderini değiştiremeyen her yönetici ve başkan gibi, Sayın Başkan da camianın sesine kulağını tıkayarak bildiği yolda ilerliyor.

Sıkıntı...

 

Konu uzadı.

Alemi yok, bitirelim.

Ali Başkan ile olmadı.

Seçim vaatlerindeki gibi, yüzünü taraftarlara dönüp, kaçının yüzünün güldüğüne bakmasını diliyorum.

Tekstilde değil ama futbolda en etkili muhasebe budur.