Çirkeflik, densizlik!


Bursaspor’un Timsah Arena’da Ziraat Türkiye Kupası’ndan elenişini izledik.



Avrupa’ya giden en kısa yol olan Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek finali göremeden elenmek kötü oldu.

Oynanan oyundan ötürü çok fazla irdelenecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. Uzatma dakikalarında direkten dönen top gol olsa şimdi kahraman koltuğuna kimi oturtacağımızın kavgasını yapıyor olurduk. Kaçan gollerin seceresini tutsak yazı uzar da uzar..

Karşılaşmanın ardından Paul Le Guen ‘Büyük hayal kırıklığı yaşadım’ dedi. Evet bizler de hayal kırıklığı yaşadık. İlk maçta yapılan kadro tercihi ile bugünkü maçta yaşanan şanssızlık ve becerisizlik sonucu istediğimiz skoru alamadığımızı düşünüyorum.

Sahada yeneriz veya yeniliriz bunlar futbolun doğasında olan şeyler ama yine futbolun içinde olan ama hiç yakıştıramadığımız durumlar da var.

Bir takım oyunu ne kadar çirkefleştirebilirse o kadar çirkefleştirdi Gençlerbirliği..

Yerde yatıp kalmalar, top dışarı çıktığında zaman kazanmak adına yapılan ilginç hareketler, kaleci Hopf’un hakemi de yanına alıp zaman, zaman, zaman çalması gibi bir çok örnek var.

Top taca çıktığında konuk  yedek kulübesinden ortamı geren müdahalesi ile soyunma odası görüntüleri var ki aman Allah..

Bu görüntüler Timsah Arena’da bulunan konuk takımın soyunma odasından maç sonu çekilen fotoğraflar..

Görebiliyor musunuz bu terbiyesizliği, çirkefliği!

Sahada rakibine saygısı olmayanın demek ki saha dışında da bir saygısı olmuyormuş.

Atatürk ne güzel demiş 'Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim' diye, ama o dediği sporcular ne o takım içinde, ne de spor adamı kimliği ile dolaşanlar bu kimlik içinde..