CHP İl Başkanı’nın beklentisi ne?


İl Başkanı Zafer Yıldız’a ilk sorum sıradandı: “Kaç milletvekili bekliyorsunuz?” Öyle bildik politikacılar gibi, 18’de 18 demediği için kendisini tebrik ettim.



Önceki gün CHP Bursa İl Başkanlığı’nda idim. Metin Çelik’ten boşalan koltuğa oturan yeni il başkanı Zafer Yıldız’la bir saate yakın sohbet ettik. Kendisiyle ilk defa konuşma fırsatı buldum.

Ordulu bir matematik öğretmeni. Öğretmenlik mesleğinden ziyade yıllarını özel sektörde geçirmiş.

3 çocuk babası.

Mesleğim gereği CHP’nin son 25 yıldaki tüm il başkanlarını tanıma fırsatı elde ettim. Hatta kimisiyle abi kardeşliğimiz, kimisiyle de dostluğumuz hala devam ediyor. Yeni İl Başkanı Zafer Yıldız’ı gıyabında tanıyorum. Her ne kadar Metin Çelik gibi çekirdekten yetişme tecrübeli siyasetçi izlenimi vermese de sakin ve olgun yapısıyla, makul konuşmasıyla karşısındakini esir almadan öğretmen edasıyla dinletebiliyor.

Partiye girdiğimde seçim üstü bir koşuşturma, kalabalık bekliyordum. Çok geçmeden öğrendim ki, seçim koordinasyon merkezi Nilüfer’de imiş. Yani beyin takımının üs kurup organizasyonları ayarladığı yer.

İl Başkanlığı daha çok sabahları ekiplerin toplanma ve akşamları da dağılma yeri olarak kullanılıyormuş.

* * *

İl Başkanı Zafer Yıldız’a ilk sorum sıradandı:

“Kaç milletvekili bekliyorsunuz?”

Hemen atıldı:

“7’den aşağısını başarısızlık kabul ederim.”

Öyle bildik politikacılar gibi, 18’de 18 demediği için kendisini tebrik ettim. Evet, 18’de 18 hedeflenebilir veya teşkilatların, örgütün motivasyonunu arttırmak için böyle bir iddia ortaya atılabilir. Ama mevcut yerel ve genel şartları göz önünde bulunduran aklıselim bir politikacı için en ideali bence atışta da sınır koymaktır. Her ne kadar CHP İl Başkanı’nın hedefi benimkiyle tam örtüşmese de diğer partilere de milletvekili hakkı tanıdığı için demokratik bakış açısını çok tuttum.

İkinci sorum benim hiç öngörmediğim ama hep dillendirilen “koalisyon olur mu?” idi.

İşte buna çok siyaseten cevap verdi:

“Bizim hedefimiz tek başına iktidar!”

En azından koalisyon beklentisine sıcak bakmamasına sevindim.

Vatandaşın da, ki genç seçmeni bir kenara bırakıyorum. Zira onlar son 13 yılda oy kullanmaya başladıkları için 90’lı yıllarda ya doğmamış ya da bebek oldukları için koalisyonların ne berbat bir yönetim şekli olduğunu bilemez.

Ama ana babaları, dedeleri, nineleri çok iyi bilir. 3 partili, ya da azınlık hükümetlerinin elinde ülkenin oyuncak olduğunu, ekonominin dip yaptığının acısını hala unutmuş değiliz.

Akabinde ilave ettim:

“Meclis’e kaç parti girer?”

“4 partili olur diye bekliyorum” dedi.

Böylelikle, HDP’nin girme olasılığını yüksek gördüğü de anlaşıldı.

* * *

CHP İl Başkanı Zafer Yıldız’a paralel yapılanmaya inanıp inanmadıklarını da sordum.

Söylediği özetle şu oldu:

Devlet içinde devlet olmaz, ama iktidar devlet içindeki yapılanmaya kendi menfaati için göz yumdu. Çıkarları ne zamanki uyuşmadı o zaman birbirleriyle yolları ayrıldı ve çatışma alanı doğdu. Bundan en çok ülke insanı zarar gördü.”

İl Başkanı Yıldız’la başka konuları da konuştuk. Dünyaya bakış açılarımız ve iktidarda kimin olacağı beklentimiz çok ters olmakla beraber 8 Haziran sabahı istediğimiz tablo aynı:

Tek başına güçlü bir iktidar. Halkın iktidarına, iktidarın halkına güvendiği bir  Türkiye. Yaşam sıkıntısı olmayan bir ülke. Adaletin, hakkın eşitçe dağıtıldığı bir ülke. Kısaca, yaşanacak bir Türkiye…”