Balıkesir escort İstanbul masaj salonu



Cezalandırılan yanımız iş başında


Yıllar önce bir arkadaşımın sözüyle sarsılmıştım: “Etrafındaki kimseden şikâyet etmene lüzum yok ki, sen kendine yetersin” demişti.



Aslında temel problem de buydu, yani kendime yetemediğimi düşünmem… İçimde yetersizlik hissiyle doğmuştum sanki. Bu his öyle bir his ki yakamı bırakmıyordu.
İşte, evde, arkadaşlarımın yanında, spor yaparken, kısacası her yerde benimle beraberdi. Bir ses vardı içimde. Özellikle hata yaptığım, başarısız ve eksik hissettiğim zamanları kollayan bir sesti bu. “Ne kadar beceriksizsin, zaten senin yapacağın bu kadardı, en iyisi bir köşeye çekil” diyen bu ses bana çok tanıdıktı. Ne zaman verirdi bana ne de aman… Affetmezdi kolay kolay. Bu ses, annemin sesiydi.

Henüz okula yeni başladığım yıllarda, katı kurallar ve beklentilerin kol gezdiği, başarısızlığın yaşamla bağdaşmadığı bir evdi bizimkisi. Ablam da ben de bu düzenin kurbanıydık. Kendimi eleştirdiğim zamanlar giderek çoğaldı. Hatta bununla da kalmadı, etrafımdaki insanların da hatalarını affedemez, onları da eleştirir oldum. Tam köşeye sıkıştığım anda, bir arkadaşımın sözü yardım almamı sağladı.
Böylece rahat bıraktım yetemeyen yanlarımı, affettim kendimi, annemi ve insanları…
“Cezalandırıcı ebeveyn modu” işte böyle insanı zorlar, eleştirir ve sıkıştırır. Kendi hatalarınızı ve başkalarının hatalarını tolere edemediğiniz, acımasız davrandığınız ve eleştirilerle hem kendinizi hem de diğerlerini zorladığınız zamanlarda bu mod hakimdir. Bu mod size cezalandırılmayı hak ettiğinizi, hataların kolay kolay affedilemeyeceğini söyler. Cezalandırıcı ebeveyn modunun hakimiyeti ile kendinizi ve diğerlerini cezalandırma yolunu seçebilirsiniz. Kökeni çocukluğa uzanır. Ebeveyn, öğretmen, bakım veren kişi ya da zorba bir akran tarafından kötü muameleye, şiddete, ihmal ya da istismara maruz kalmış olabilirsiniz. Yaşanılan bu travmatik yaşantılar sonrasında çocuğun karşılanmamış ihtiyaçlarına bağlı olarak bir takım temel inançlar gelişir. Kusurluluğu, değersizliği, başarısızlığı, duyguları bastırmayı, boyun eğmeyi öğrendiyseniz cezalandırıcı ebeveyn modu ile baş başa olmanız kaçınılmazdır. Değersizliği yaşadığınız an cezayı hak ettiğinizi düşünebilirsiniz. Size zulmeden, sizi aşağılayan ve küçümseyen bir eşe, sırf bu yüzden tahammül ediyor olabilirsiniz. Kilo aldıktan sonra kendinize kıyafet almıyor, sınavınızda başarısız olduğunuzda arkadaşlarınızla dışarı çıkmayı kendinize yasaklıyorsanız cezalandırıcı ebeveyn modunuzun devreye girdiğini söyleyebilirim.
Bu modun etkisi ile gevşeyemez, kendinize yüklenirsiniz. Hayatınızın bir evresinde sizi başarıya götürmüş olabilir. Eleştirel tarafı ile hep daha iyiyi, mükemmeli hedeflemiş olabilirsiniz ancak mükemmele ulaşmak ne mümkün? Ulaşamadıkça suçluluk duyarsınız. Sanki bir zamanlar cezalandıran ses kiminse, onun sesi, yanı başınızdaymış gibi kulağınıza gelmeye başlar. O kadar yakındır ki kendi sesiniz sanırsınız.

Hastalarımla psikoterapi seansları sırasında çalışırken, kulağıma en çok gelen seslerden biri cezalandırıcı ebeveyn modunun sesi… Bu ses hakimken incinmiş çocuk modunu görmemek olmaz.
“Doktor Hanım, salak gibi gittim … yaptım, kendime aptalsın sen dedim” cümleleri sık duyduğum cümlelerden. Bu cümlelerin varlığında yaralanan özle karşılaşıyoruz. Karşımıza çıkan kırgınlığa kulak verelim. Cezalandırıcı yanımızı fark etmekle işe başlayalım. Kendinizi acımasızca eleştirdiğiniz, hakaret ettiğiniz, başınıza gelenleri hak ettiğinizi düşündüğünüz, zulme boyun eğdiğiniz anlarda bu mod aktiftir. Ya hep ya hiçleri bir tarafa koyarak kendinizi esnetmeye çalışın. Katı kurallar yerine yapıcı olmaya çalışın. Hatalarınızı ve diğerlerinin hatalarını tolere etmeye, affetmeye özen gösterin. Bu yaklaşım cezalandırıcı ebeveyn modunun sesini azaltacağı gibi, hoşgörü ve şefkati artırarak, sağlıklı yetişkin yanınızın güçlenmesini sağlayacak, incinmiş çocuk modunun yerine mutlu çocuk modunun gelişini kolaylaştıracaktır. Kendine şefkat gösteren kişi dünyaya şefkatli davranır. Bir zamanlar ihmal edilen, değersiz hisseden çocuğun artık büyüdüğünü fark edin, ihtiyaçlarınıza kulak verin. Sevgiler…