izmir escort gaziantep escort porno escort izmir porno izle rus porno porno porno seyret film izle beylikdüzü evden eve nakliyatBuraya bir mesaj yazın
bayan escort bursa bayan escort escort bursa bursa escort elit escort bursa escort bayan bursa escort
escort bayan istanbul escort vip escort şişli escort kadıköy escort beylikdüzü escort
sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
illegal bahis
porno indir porno hd sex türkçe porno türbanlı porno






Büyük moral


Bursaspor ve Fenerbahçe çok anlamlı bir maçta karşı karşıya geldiler.



Süper Lige dönüş hedefiyle zirveye kilitlenen Bursaspor pek çok futbol otoritesine göre bu sezon Süper Lig şampiyonluğunun en büyük adayı Fenerbahçe’yi çok da zorlanmadan yendi.

Yazı başlığını atarken sadece maçı kazanan Bursaspor’u düşünmedim.

Maça babalarının omuzlarında veya annelerinin, ağabeylerinin ellerini tutarak gelen ve çeşitli sağlık sıkıntısı yaşayan çocuklarımız için de moral oldu.

Hazırlık maçından da öte iyi bir mücadele, goller ve tribün şov izlediler.

Hem aileleri hem de kendileri için moral olurken, Ülkenin önemli iki kulübünün bu çocuk farkındalığına dikkat çekmek için böyle bir organizasyonda yer alması da ayrıca önemliydi.

Düşünen, emek veren herkese teşekkürler.

Özel bir maçtı; ancak Süper Lig şampiyonları sahada olunca yani kulüplerin adı büyük olunca mücadele de adeta lig maçı seviyesindeydi.

Bizim gözlerimiz tabi ki Bursasporlu oyunculardaydı.

Yalçın Hoca maçı mutlaka kazanayım psikozuna girmeden genç oyunculara ve henüz hazır olmadıkları belli olan yeni transferlere şans verdi.

Özellikle takım öndeyken risk alarak değişiklikler yapması önemliydi.

Maçla ilgili değerlendirme yapacak olursak,

Defans hataları maça damgasını vurdu diyebiliriz.

Her iki ekip de buldukları birçok pozisyonunu ve golleri bariz kaleci ve defans hataları ile elde etti.

Bursaspor açısından baktığımızda kale önündeki paslaşmaları abartıyoruz.

Nitekim de Onurcan Piri daha önce sinyalini verdiği golü bu şekilde yedi.

Hoca’nın defanstaki bu soruna çözüm bulacağını düşünüyorum; çünkü kolay halledilecek bir mesele.

Biraz İgor’dan da bahsetmek istiyorum. Bu oyuncu yavaş ve fizik gücü yetersiz bir görüntü çizdi. Topla ilişkisi fena değil; ama bir Brezilyalı kadar da iyi değil. Kanat oyuncusu dendiğinde bu özellikler çok önemlidir. Manevraları falan iyi adam da eksiltebilir; ama pek ideal bir kanat oyuncusu gibi gelmedi bana. Daha zayıf rakiplere karşı daha başarılı olabilir.

Seleznov veteran futbolcular gibi bir fiziğe bürünmüş. Acilen kilo vermesi şart. Bu haline rağmen koşuları fena değildi onu da belirtmek lazım.

Burak Altıparmak bir gol ve bir asistlik performansı ile maçın kazanılmasında en önemli rolü üstlenmesinin yanında oyunun diğer anlarında da başarılıydı. Topla kat edişleri, pasları ile kalitesini gösterdi.

Kubilay her geçen hafta üzerine koyuyor. Geçtiğimiz sezonlarda “pres yapmıyor” diye eleştirdiğimiz genç oyuncu yaptığı pres ve takipçiliği ile skorlara katkı yapmaya devam ediyor. Bacaklarının güçlenmeye ihtiyacı var.

Bursaspor sonuç olarak ciddi ve güçlü bir ekibi yenerek moral kazandı.

Bazı hatalar olsa da oynadığı oyun ve aldığı skorlarla “Ne işleri var bu ligde” dedirtmeye başladı.

Yeşil beyazlılar Süper Lig’de şampiyonluk yarışı da verdiği İstanbul ekibine “Bu kısa bir ara, seneye ligde görüşürüz” mesajını çok net verdi.

Timsah rehavete kapılmadan aynen devam etmeli.