Bursaspor'un transfer tercihleri


9 Haziran’da başlayan transfer  dönemine hızlı girdik. Şampiyonluğa oynayacak kalibrede 2 futbolcumuzun takımdan ayrılmasına rağmen yine şampiyonluğa oynayacak 2 futbolcunun Bursaspor’a kazandırılması camiada yüzlerin biraz olsun gülmesini sağladı.



Özellikle Mert Günok’un alınmasından çok memnunum. İddia ediyorum Mert kısa süre sonra tekrar milli takımın kalesini korumaya başlayacak. Aynı şekilde Sivok da bana göre doğru transfer hamlesi.  Türkiye kariyerinde şampiyonluğa oynadığı sezon sayısı düşük olsa da, tecrübesiyle mutlaka katkı sağlayacaktır.

Transfer sezonunun hemen başında transfer politikasını eleştirmek kendi adıma doğru bir davranış değil. Ancak  alınan 2 iyi oyuncunun da sürpriz bir şekilde bonservissiz kalmaları, 3 yıllık yönetimimizin plan programdan ziyade gelişine vurduğunun kanıtı.  Tabi bu skalada vuracaklarsa vurmaya devam etsinler ayrı mesele…

Geride bıraktığımız sezonda ciddi bir kadro kalitemiz olduğu için hala geçen seneden daha başarılı bir sezon yaşama  ihtimalimiz var. Tabii ki bu tamamen tercihlerle alakalı. Birkaç basit tercih Başkan’ın “Daha iyi kadro kuracağız” vaadini gerçekleştirebilir.

Bunun için birinci hamle Ozan Tufan’ı iyi bir fiyattan satıp transferde bonservisli futbolcuya da yönelebilme yolunu açabilmek. Daha önce de yazmıştım Ozan’ın 8 Milyon euro’ya satılmaması o günün şartlarıyla büyük riskti. Başkan bu riski üzerine aldı. Aşağı yukarı aynı rakamlara satması Başkan’ı  başarılı kılacak. 8 milyon görmüş ön liberoyu takımda tutması ise hem kendisine hem de Bursaspor’a eksi yazacak. Çünkü Bursaspor, 8 milyon euroluk ön libero barındıracak zenginlikte bir kulüp değil. Ayrıca Ozan’ın takıma bu paranın karşılığı kadar katkı sağladığını da düşünmüyorum.   Bu tercihin tam tersi Volkan Şen için geçerli. Lig ve kupada toplam 17 gol 12 asist yapmış kanat oyuncumuz bu sene lige resmen damgasını vurdu. Suat Paçacı’nın da söylediği gibi ligde atılan gollerin %30’una direkt etki etmiş bir isimden bahsediyoruz. Galibiyet kazancının 1.1 trilyon olduğu ligde, Volkan Şen’in kalıcı gelir kaynağı gibi görülmesi lazım.  Parasını alamadığı için huzursuz olduğu ve gitmek istediği gibi bir algı oluştu.

Bence Bursaspor’da kimin gidip kimin kalacağına futbolcular karar veremez. Gitmek isteyenin gittiği , kalmak isteyenin kaldığı bir ortamda ‘yöneten’ diye bir şey olmaz.  Bu söylemler taraftar bazında ‘Kimse Bursaspor’dan büyük değil’ sloganıyla vücut buluyor. Ancak kulüp duygusal söylemlerle  değil Bursaspor çıkarlarına odaklanarak yönetilir.  Volkan’ın hali hazırda 3 senelik daha sözleşmesi var ve biz göndermek istemezsek hiçbir yere gidemez. Sezon sonu Bursaspor’dan ayrılmak isteyen  Belluschi’ ye uygulanan ikna yöntemi her ne ise Volkan Şen’e de uygulasın. Çünkü her yeni isim ‘risk’ demektir. Bu ülkeye Ortega, Anelka gibi dünya starları geldi. Hiçbir katkı koymadan geri gittiler. Bursaspor şu anda randıman aldığı mevkilerde riske girecek  pozisyonda değil. 

Aynı ‘risk almama’ teorisi Josue için de geçerli. Geçtiğimiz sezonun en çok gol atan takımı olmamızda Josue’nin payı yadsınamaz. Lig istatistiklerinde de  en iyi 10 numara Josue oldu. Aynı yukarıdaki sebepten randıman aldığımız bir diğer oyuncu olan Josue için de riski girmektense mutlaka takıma kazandırılması gerektiğini düşünüyorum.

Son olarak teknik kapasitesi yüksek, çalım atabilen hızlı bir sol kanat oyuncu ve skorer bir santrafor ile ciddi anlamda yukarılara oynayan bir takım olabiliriz.  Dediğim gibi bugünkü tercihler ligde nerede olacağımızın belirleyicisi olacak. Karar vericiler İnşallah Bursaspor için en doğru tercihlerde karar kılarlar.