Bursasporlu olmanın ayrıcalığı...


Bursa tarihi araştırmacısı yazar Raif Kaplanoğlu, Galatasaray ile Türkiye Kupası finali oynayan ve kupayı kılpayı elinden kaçıran Bursaspor'un tarihini yazdı.



Çarşı Camii müezzini olan rahmetli babam Hafız Hamit, Orhangazi’nin en saygın din adamlarından biri olmasına karşın bir futbol hasta idi. Hem de hasta bir Bursasporlu idi. İyice yaşlanana kadar Bursa’daki maçları asla kaçırmazdı. İlk maçlarıma da babam götürdü beni...

9 yaşında iken, bir gün BMW motosikletiyle beni Bursa’ya bir maça getirmişti. Bu maç aslında, Bursaspor’un 2. Lig Şampiyonluk maç idi. Açıkçası bu maçtan anılarımda bir şey kalmamış ama, maç sonunda, yeşil beyaz bayraklarla donatılmış Kapalıçarşı’nın o görüntüsünü hiç unutmadım…

O tarihte sadece Türk bayrağını bildiğim için, tanımadığım yeşil-beyaz bayrağın hangi ülkeye ait olduğunu babama sormuştum. Böylece benim, Türk bayrağından sonra tanıdığım ikinci bayrak Bursaspor bayrağı olmuştu…

Bursaspor’dan önce de bir Bursalı kulüp Türkiye şampiyonu olmuştu…

Türkiye şampiyonluğunu daha önce de Bursa almıştı. 1959 yılına kadar profesyonel lig olmadığı için, 1923 yılından başlayarak Türkiye Futbol Ligi vardı. Bu ligde, önce ildeki lig birincileri seçilir, sonra bölge liglerinde maçlar yapılırdı. Bölge liderleri sonra Türkiye şampiyonluğu için maçlar yapardı. İşte bu dönemde, Bursaspor’un kurucu kulüplerinden Acarspor ile Güvenspor iki kez Türkiye Şampiyonu olmuştu.

1950 yılında, Bursa takımlarının aldığı en iyi dereceyi aldı. Milli Küme Şampiyonu Galatasaray Türkiye Şampiyonu olurken, Merinos da, üçüncü olmuştu. Bursalılar Merinos’u, İnegöl’de 50 araçlık bir konvoyla karşılayıp Heykelönü’nde büyük bir tören yapmıştı.

1952 yılından sonra İstanbul Profesyonel Ligi kurulunca, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray, Türkiye Şampiyonası’na katılmayınca, Bursa kulüpleri ligde üstünlük sağladı. Nitekim 1954-55 sezonunda Bursa Şampiyonu olan Acar İdmanyurdu, Türkiye Şampiyonu oldu. Böylece Bursa’ya, futboldaki ilk Türkiye Şampiyonluğu’nu getirildi. Güvenspor da, 1959 yılında Türkiye Şampiyonluğu’nu da kazandı.

Bursaspor’u kuran takımlar

Bursaspor, 1963 yılında kurulmamış, sadece çok önceleri kurulmuş ve büyük başarılar göstermiş Bursa kulüpleri birleşmiştir.

Bursa’nın kent takımını oluşturan beş takım şunlardır. Acar İdmanyurdu, Akınspor, Çelikspor, İstiklalspor ve Pınarspor’dur. Bursaspor’un forma renkleri olarak da yeşil Bursa’nın yeşiliyle Uludağ’ın beyaz renkleri seçildi. Kulübün armasına konulacak beş küçük yıldız da, Bursaspor’u kuran beş amatör spor kulübünü simgelemektedir. Böylece Bursaspor 1963-1964 futbol sezonunda İkinci Liginin Beyaz Grubunda yer almıştır. Gazete haberlerine göre profesyonel Bursaspor takımının ilk karşılaşması İstanbul karmasıyla olup, 2-1 yenilmiştir. 1967 yılında da I. Lig’e yükselmiştir.

Bursa’da ilk futbol ve spor kulübü olan Turan İdman Yurdu 1910 yılında kurulmuştu. (Mücahede, 29 Haziran 1917) Ardından da bu kulüp 1918 yılında kurulan Orhaniye İdman Yurdu kuruldu (16 Kanunuevvel 1918). Bursaspor’u kuran beş takımdan biri olan Acarspor, 1918 yılında kurulan Orhaniye İdman Yurdu idi. Orhaniye İdman Yurdu ile 1924 yılında kurulan Sanatkarlar Spor Kulübü, 1934 yılında birleşerek önce “Sanatkârlar İdmanyurdu,” sonra da “Acar İdmanyurdu” adını aldı.

7 Temmuz 1927 tarihinde “İnkişâf İdmanyurdu” kurulmuştu. Renkleri sarı-kırmızı olan kulübün adı 1934 yılından sonra “Akınspor” olarak değişmişti.

Bursaspor’u kuran kulüplerden biri olan “Çelikspor” da, 1930 yılından Duruspor adıyla kurulmuştu. Yine 1930 yılından önce kurulan Sebat İdmanyurdu ile birleşerek, 1934 yılında Çelikspor adını almıştı.

Görüldüğü gibi Bursaspor’u kuran kulüplerin çoğu 1930 yılından önce kurulmuştu. Neden bir birleşme ve profesyonel olma tarihi olan 1963 yılını, kulübün kuruluş tarihi yapıyoruz?

Hem ülkemizde, hem de yurt dışındaki birçok kulüp, Bursaspor gibi birçok birleşmelerle kurulmuştur. Ancak bu kulüpler, bırakın resmen kurulmayı, neredeyse mahalle arasında bir araya gelip top oynamaya başladıkları tarihi kuruluş tarihi olarak tescil ettirirken, biz niye 100 yıllık bir kulübün tarihini görmemezlikten gelelim.

Bursaspor’u kuran bu beş takımın tarihini, neden Bursaspor yok sayıyor? Bursaspor, 100 yıllık bir kulüp olup, ikisi amatör şampiyonluk olmak üzere biri profesyonel şampiyonluk olmak üzere üç Türkiye şampiyonluğu vardır.

Bursaspor’u kuran İdman Yurdu

Modern anlamda Bursa’daki en önemli spor kulübü Turan İdman Yurdu’du idi. Daha Cumhuriyet ilan edilmeden 1910 yılında kurulmuştu. Cumhuriyet döneminde ise kapsamlı bir tüzüğü ile yeniden oluşturuldu (Tüzük yayını için bak. Kardeş gazetesi, 23 Mayıs 1922) Hatta 1925 yılında, tekkelerin kapanması üzerine Karabaş Tekkesi, gençlerin spor yapması için İdman Yurdu’na verilmişti.

1930’lu yıllara gelindiğinde Bursa’da Setbaşı, İpekspor Gençler Birliği, Demirtaş Gençler, Sanatkarlar Spor Derneği, Gençler İdman İnkişaf Yurdu, Muradiye Spor Kulübü, İdman Yurdu, Sebat İdman Yurdu kulüpleri vardı. Kulüplerin çoğalması ile başlayan rekabet sonucu, bir sporcunun diğer bir kulübe girmesi yasaklanmak için ciddi tartışmalar yapılmıştı. (Ant, 4 Ocak 1949)

1949 yılında ise Emirsultan, Şible ve Yeşil semtleri takımları Gençler Birliği adıyla birleşip Bursa Gençler Birliği Kulübünü kurmuştu. (Ant, 13 11 1949) Bu kulüp Bursa’da Bursaspor olarak tek kulüp olma yolundaki ilk girişim sayılabilir.

Bursaspor 1963 yılında profesyonel oldu

Gazete haberlerine göre 1963 yılında, Bursa’dan bir takımın profesyonel olması kararlaştırılınca, dönemin en büyük kulübü olan Akınspor, lig lideri olarak profesyonel olma karar almıştı. Ancak rekabet halindeki bu takımlardan birinin profesyonel olması yerine, birçok kulübün birleşerek Bursaspor kulübü kurularak o takımla lige girme fikri kabul gördü. Bursaspor’un ilk profesyonel olma girişimleri 1963 yılının şubat ayında başladı. (Yeni Ant, 22.2.1963; 26.5.1963; 30.5.1963; Yeni Ant 4.3.1963; 31.5.1963; 4.6.1963; 9.7.196; 19.7.1963; 15.7.1963; 23.7.1963) 12 Haziran 1963 tarihinde ise kuruluş işlemleri tamamlandı.

1967 yılında Birinci Lig’e geçen Bursaspor, 35 yılda iki kupa kazanabildi. Zaman zaman seyircisini sevindiren, zaman zaman üzen Bursaspor, bir kez 2. Lig’e düştü, iki kez de düşme noktasına geldi. Liglerde çok başarılı olmasa da Türk futboluna çok sayıda futbolcu yetiştirdi, Bursaspor... Mesut, Ersel, Vahit, Nejat Biyediç, Sedat 3, Hakan Şükür ve Baliç’li Bursaspor hiç akıllardan çıkmadı. Hele, Bursaspor’un alt yapısından yetişip Birinci Lig’e çıkan bir Bursaspor var ki, ülkemizde örneği yoktu...

Bursaspor ikinci federasyon kupasını istiyor

Bursaspor, 1965-1986 futbol sezonunda ilk ve tek kez Federasyon kupasını kazandı. Aslında Bursaspor, ligde bu sezonda başarısız bir bir yıl geçirmişti. Başarısızlıklar nedeniyle aynı sezonda üç kez teknik direktör değişikliği yapılmıştı. Macar teknik direktör Lazsio ile sezona başlayan Bursaspor, son olarak Toma Kaleperoviç yönetiminde kupayı kazandı.

Oysa Bursaspor bu sezon tarihinde ilk kez birinci ligden düşme başarısızlığını göstermişti. Ancak kupayı kazanması nedeniyle Bursaspor’un kümeden düşmesi engellendi.

Türkiye kupası finalini Bursaspor, İzmir’in Altay takımıyla oynadı. Bursa Atatürk Stadyumu’nda oynanan maçta Bursaspor, Tulipan’ın iki golüyle 2-0 kazanmıştı.

Cumhurbaşkanlığı Kupası maçı hazırlıkları sırasında, kupanı n iki golünü atan Tulipan’ın ailesiyle birlikte Apolyont gölündeki bir gezi sırasında ölümü büyük üzüntü yarattı.

Ardından yapılan Cumhurbaşlanlığı Kupası maçında Bursaspor, Beşiktaş’a 2-1 yenildi.

Kuruluşundan 23 yıl sonra Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Bursaspor, şimdi 52 yıl sonra ikinci kez kupayı müzesine götürmeye hazırlanıyor.

Bursasporlu olmanın anlamı

Yıllar var maçları statta izlemiyorum... Oğlum Deniz’in ısrarıyla, son bir-kaç yıldır yeniden maçlara gitmeye başladım. Yıllar önce izlediğim bir Trabzon maçında, stadyumdaki seyircilerin çoğu, Bursa’dan gelen Trabzonsporlu seyircinin olması beni çok etkilemişti. Hadi Fenerbahçe, Galatasaraylı olan Bursalıları bir ölçüde anlayabilirim ama Trabzon’dan gelip Bursa’ya yerleşen, ikinci, hatta üçüncü nesil göçmenlerin hâlâ Bursalı yapamadığımıza çok üzülmüştüm...

Bursa’yı yöneten yerel yöneticiler, ülkemizin, hatta dünyanın dört köşesinden Bursa’ya gelip yerleşen insanlara hemşerilik bilince aşılamak için bir dizi kültürel etkinlik düzenliyor, onları Bursalı yapmak istiyor… Bence mutlaka yapmalı da!.. Bursa’da kültürel bir birlik oluşturulmak isteniyorsa eğer, tüm Bursalıları hemşerilik bağlarıyla bir birine bağlamak istiyorlarsa, önce Bursasporlu yapma gerektiğine inanıyorum. Bursasporlu olmadan bir kişinin Bursalı olması çok zordur.

Bugün Bursa Türkiye Şampiyonu… Bursalı yerel yöneticiler ne kadar para harcasalar da kentlilik bilincini geliştirmek için ne kadar çaba harcasa da bu kadar etkili olamaz. Yüzbinlerce Bursalı nasıl şampiyonluk gecesi aynı duygularla bağırmıştı meydanlarda… Bursa’nın marka değeri için harcanan tüm emeklere karşın, bir avuç Bursasporlu sporcu ve spor adamı, Bursa’nın marka değerini arttırdı. Bunu sağlayanlara binlerce teşekkür…

Ancak ben, başarısız da olsa, 2 Lig’e düşse de Bursaspor’u tutmaya ve sevmeye devam eden Bursalılardanım. Ben sadece başarılı olduğu zaman değil, başarısız da olsa yaşadığımız şehrinin takımını tutan Bursalıların gerçek Bursasporlu olduğunu düşünenlerdenim… Bu nedenle federasyon kupasını almasa da ben Bursasporluyum...