Bursaspor’da çarşı karıştı


Bursaspor’da çarşı karıştı



Neleri kimlerin beceremediğini geçelim.

Sürecin iyi ve kötü niyetli aktörlerini yeterince diline dolayan var.

Bu aşamada “Bursaspor’a en çok zararı kim verdi“ tartışması faydasız.

Verilmiş zararın davası malum! 

Bursaspor’un bugün yaşanan sorunlarının temeli Pazarlama İletişimi sorunudur.

Taraftarla iletişim,

Sponsor ve reklam verenle iletişim,

Takımın sportif dinamiklerinin kendi arasında ve dışarıyla iletişimi.

Hepsi baştan aşağı sorunlu.

Maalesef sorunlar konusunda tarafların değerlendirmeleri de körlerin bir fili tanımlama hikayesine benziyor.

Bursa’da birçok marka Bursa şehrinden beslenir.

Yalnızca Bursaspor markası Bursa şehrini besleyen bir markadır.

Ve bu kentin an pahalı, en değerli markasıdır.

Öyle kazandığı maça, ligdeki yerine ya da teknik direktörüne, başkanına göre değer biçilecek bir marka da değildir.

Böyle görenler, marka üzerinden ucuz yolla nemalanmak isteyenlerdir.

Ne var ki en iyi tutunanlar asalakladır misali, ego ve iş bilmezliğin prim yaptığı bu iklimden Bursaspor da kaçamamıştır.

 

  • 70 Loca
  • 84 Kapı İsmi
  • 4 Tribün İsim Hakkı
  • 1 Stad İsim Hakkı
  • Forma Reklamları
  • Saha İçi Led Reklamları
  • TV-Dergi Reklam Gelirleri

Çok önemli gelir kalemleri bunlar.

Bu mecraların satışına ilişkin Pazarlama aklı var mı?

Süreli ve dönemsel pazarlama planı ne?

Plan uygulama becerisi olan nitelikli bir profesyonel departman var mı?

Sonuç odaklı değil, süreç odaklı spor pazarlamanın farkına varılmış mı?

Benim bildiğim yalnızca locada 6 kez fiyat indirimine gidildi.

Formaya ismini yazdır fiyasko, tuğlaya ismini yazdır gibi PR kokan hareketler bile fiyasko oldu.

Kapı satışı ise yönetici alacaklarına karşılık zoraki bir yükümlülük gibi sunuldu.

Stad isim hakkı satışı ise siyasilerden bekleniyor.

Sponsor-kulüp ilişkileri zarar görmemesi için diğer pazarlama hatalarının detaylarına gerek yok.

  • Sportif Yönetişim
  • Sosyal Yönetişim
  • Ekonomik Yönetişim

Sağlıklı ve sürekli başarıyı getirecek sacayakları bunlar.

Toptan yönetişim mantığından uzak olunduğunda, biri diğerini engeller.

Doğru tektir. İşine gelen kendi doğrusunu dayattığında sonuç bu maalesef.