Bursa'da otomobilin tarihi


Bugün Bursa, Türk otomotiv sanayinin kâbesi… Tofaş, Renault ve Karsan gibi büyük işletmelerin yanı sıra çok sayıda otomotiv yan sanayisinin yer aldığı Bursa’daki bu gelişme, asla tesadüf değildi.



Tıpkı tekstil gibi… Otomotiv sanayinin en önemli altyapısı olduğu için, otomobil fabrikaları Bursa’da açılmıştı…

Daha 18. yüzyılda Bursa’da çok sayıda araba üreticileri olduğu ve bu araba üreten esnafının da örgütlendiği görülmektedir. Araba üreticileri, kurdukları vakıf sayesinde dayanışma içinde olduğu yine belgelerden anlaşılmakta. Giderek artan otomobil kullanımı, Bursa’da şehirlerarası taşımacılığı ilk geliştiği kent olmuştu. Tespitlerime göre, ülkemizde ilk şehirlerarası taşımacılık şirketi ve ayrıcalığı, 1913 yılında Bursa’da gerçekleşmişti. Bu tarihte Julien Vien adlı bir yabancıya, Bursa-İnegöl arasında otomobil ve ominibüs gibi araçları işletmek üzere izin verilmişti…

Bugünlerde otomobil piyasası çok hareketlendi. Ancak Bursa’da kullanılan otoların sayısı nedeniyle, giderek yeni sorunlar ortaya çıkıyor. Bursa, otomotiv sanayinin merkezi… Bursa’da otomotiv sanayinin kurulması asla bir tesadüf değildi.  Çünkü Bursa, asırlardır at ve öküz arabalarının üretim merkezi olmuştu…

ATLI ARABA ÜRETİMİ

Osmanlı döneminde Bursa, atlı araba üretimi açısından önemli bir merkezdi. Osmanlı döneminde, gelişmiş Bursa ekonomisinin nakliye ihtiyacı nedeniyle, güçlü bir atarabası üretim sanayisi oluşmuştu. Bursalı ustalar tüm Anadolu’ya araba satıyordu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın taradığım ilk 1.500 üyesi arasında, 1926 yılı ve öncesinde: 7 fayton arabacısı, 4 fayton boyacısı, 12 araba marangozu, 6 araba demircisi, 14 araba tamircisi, 7 araba imalathanesi olmak üzere 110 kişi ve kurum araba sanayi ile ilgili alanda çalıştığı görülmekte. Buna göre odaya kayıtlı üyelerin yaklaşık onda biri araba sanayi içinde yer aldığı anlaşılmakta…

Araba üretimi, çoğunlukla bugün İpek Hanı olarak anılan yerde olup, adı da Arabacılar Hanı olarak anılmaktaydı. Ayrıca Yeniyol, Tatarlar, Altıparmak, Karakadı, Tuzpazarı, Pirinç Hanı, Tahıl Hanı, Hocahasan önemli araba üretim merkezleriydi.  

Bursa’da iki de ”Araba Yatağı” olarak anılan mevkii bulunmakta. Biri Bursa-Ankara karayolunda, diğeri ise, Ahmetpaşa Mahallesinin üstündeydi. Olasılıkla bu alanlar, Bursa’da üretilen arabaların satıldığı pazarlar olmalı… Apolyont’ta ise, Bursa’nın tek yaylı arabacıları bulunmaktaydı. Briçka adı verilen ve tek atlı özel arabalar ise, göçmenler tarafından getirildiği sanılmakta. Nitekim Ticaret Odası kayıtlarında bu tür araba sahibi ve üretimlerinin göçmen mahallelerinde yapıldığı anlaşılmakta… Bu arabalardan Bursa’da 1926 yılında 8 tane olduğu görülmekte…

FAYTONDAN OTOMOBİLE

Otomobilin Türkiye’ye geldiği ilk yıllardan itibaren Bursa’da da yaygınlaşmaya başlamıştı. 1910 yılındaki Bursa gazetesinde,  hayatımızı kolaylaştıran çok önemli bir alet olan otomobillerin Bursa’da yaygınlaşmanın sorunları şöyle eleştiriliyordu:

“Kentimiz caddelerinde hareket eden araba tıkırdılarından, kırbaç şıkırdıları arasında şu son günlerde bir de otomobillerin gürültüsü karıştı. Otomobiller, kentin uygarlığı gelişsin diye tüm Bursalıları sevindirmişti. Sonra işittik ki bir şirket oluşturarak bu yeni nakliye aracı ile işe başlayacak ve getireceği otomobillerle çeşitli kazalara gidecek. Hatta buharla çalışan otomobiller gelecekmiş.”

1911 tarihli Hüdavendigar gazetesinin “Bursa’da Otobüs” başlıklı bir haberinde ise şu ilginç yorum yapılmış:

“Setbaşı’ndan Çekirge’ye ve Acemlere otobüs işletmek üzere vilayete müracaat olmuş ve inceleme yapılmıştı. Tramvaya nail olamadıysak otobüs de mi olmamalı?.. Fakat gönül buna da kani olmuyor ve diyor ki: Ne olur, en uygun caddelerimizden elektrikli tramvayımız, 2. derecede geniş sokaklarımızdan otobüsler geçse!..”  İşte çok istediğiniz arabalar çoğaldı, artık arabaların yoğunluğundan yollardan geçemiyoruz…

20.yüzyılın başında Bursa’ya gelen Hartmann, şehir içinde otomobillerin dolmuş yaptığını yazmakta. 1912 tarihli Hüdavendigar gazetesinde Bursa’ya, şehir içinde işletilmek üzere iki yeni otobüs geldiğini, 1924 yılında Ertuğrul gazetesinde ise Bursa’ya İtfaiye Otobüsü alındığı yazılmakta…

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 4.800. üyesinden itibaren otomobil sahiplerinin üye kaydedildiği görülür. 1926 yılındaki oda kayıtlara göre, sadece 5 kişinin profesyonel olarak şoför kaydedilmiş. 10 kişinin de otomobil sahibi olduğu anlaşılıyor. 33 kişi de otomobille ilgili bir iş yürütmekte olduğu görülür. Bu tarihte Bursa’da otomobil üretimi, daha doğrusu otomobil kasası üretimi yoktur…

YERLİ KASA ÜRETİMİ

Bursa’da önce, oto karoser sanayisi gelişmişti. Karoser, o yıllarda bir tür atlı araba yapımıydı. Ahşap hatıllarla otomobil kasası yapılıp metalle üzeri kaplanmaktaydı. Döviz sıkıntısı içinde kıvrandığı için otobüs, kaptıkaçtı (minibüs) ithal edemeyen Türkiye, 1940’li yıllarda, Bursalı zanaatkârların testere, tenekeci, çekiç ve zımpara kağıdı ile yaptığı otobüsleri, kaptıkaçtıları kullanmaya başladı. Böylece “yerli kasa” denilen oto üretimi gerçekleşmeye başladı.

Bursalı karoser ustaları, 2 kalfa, 3-5 çırakla önce kamyon şasisinin üzerine ahşap otobüs iskeletini yapar, sonra teneke makası ile kestikleri saçları bu ahşap iskeletin üzerine çivi ile çakarak otobüsü tamamlarlardı. Ardından da elle zımparalanıp boyanan otobüs, yine Bursalı koltuk ustalarının imal ettikleri vinileks koltuklarla döşenirdi…

Ahşap ve demirden at, eşek, öküz ve manda arabaları üreten Bursalı ustalar, ekonomik ve teknolojik gelişiminde 1950’li yıllarda kamyondan otobüs, kamyonetten kaptıkaçtı yapmaya başladı. Mandagönüyle öküz derisinden at arabalarının koşum takımlarını üreten saraçlar ise bunların döşemelerini hazırladı.

Zamanın ünlü otobüs firmaları olan Özen, Adil Atan, Kâmil Koç gibi firmalar da işte bu yerli kasa üretimi araçlarla şehirlerarası yolcu taşımaya başladı…

OTO YAN SANAYİNİN KURUCULARI

Bugün Türk otomotiv sanayisi içinde önemli bir yeri bulunan "Uzel Makine"nin başlangıcı da, Bursa'da fayton yapımıyla başlamıştı. Ahmet Uzel o günleri şöyle özetliyor:

"Baba tarafım fayton üretimi yapan bir aile. 1880’li yıllarda Rusçuk'ta bu işi yapıyorlardı. Bursa'ya gelişlerinde de aile, fayton üretimi işlerini aynen devam ettiriyorlar. 1937 yılında, ailem faytonları üretip Türkiye'nin dört bir yanına satıyorlardı. O dönemde bu insanlar, fayton üreticiliğinde uzman, "birinci sınıf üretim yapan kişilerdi.” Araba üretimini Faytoncular Hanı olarak anılan handa gerçekleşiyorduk. Burada adeta bir tür seri üretim yapılmaktaydı.”

“Sonra Bursa'da fayton üretimi dönemi bittiği için, işi kapatmaya karar verdiler. 1937'lerde babam, o zaman yeni çıkan otomobiller ve diğer araçlar için makas yayları üretmeye başladı...

Nitekim 1940’lı yıllarda yoğunlukla otomobil kullanılmaya başlanmıştı.”

Başlangıçtan beri bir tarım, ticaret, dokuma sanayii merkezi olarak bilinen Bursa, 1961 tarihinde Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulmasıyla, büyük bir sanayi şehri durumuna dönüşmeye başlamıştı. Bunun nedeni, daha önceden de karoseri, araba ve makine yapımı gibi endüstri alanlarının geleneksel olarak vardı. Bütün bu alanlarda yetişmiş işgücü bulunmaktaydı. Nitekim Bursa'da, 1973 yılında 49 kaportacı, 44 oto elektrikçisi, 33 oto döşemecisi, 19 kauçuk işleri, 12 oto camcısı, 12 oto boyacısı olmak üzere toplam 179 işyeri bulunmaktaydı. Ayrıca 52'si karoseri, 56'sı da yan sanayi olmak üzere 108 işyeri çalışmaktaydı. Bu kuruluşlar, özellikle maden ağırlıklı oto yan sanayi biçimindeydi. Ayrıca otobüs üretimi de çok yaygın bir durumdaydı.

TALAT DİNİZ’İN ANILARI

Otomotiv yan sanayinin Bursa’daki önderlerinden Talat Diniz’in babası Ferhat Usta da, at arabası yapıyordu. Talat Diniz faytondan otomobilciliğe geçişte, yaşadığı anılarını şöyle anlatıyor:

“Eski Tahıl'ın içinde araba imalathanemiz vardı. Karaköy, o tarihlerde Anadolu'ya açılan istasyondu. Atlarla, arabalar Ahı dağını aşar, 4 araba arka arkaya Karaköy istasyonunda komisyoncular varırdı. Onlar, arabaları en ekonomik şekilde vagonlara yerleştirirlerdi.  O yıllarda, kısa günler dışında, günde bir araba her şeyi ile yapılıp biterdi.”

“Otomobil üretiminde olduğu gibi, her parça ayrı bir yerden gelirdi. Cıvata bir yerden gelir, çok nadir parçalar dışarıdan alınır. Çünkü orada araba üretiminde ağırlıklı olarak ağaç ve demir işi vardı. Dışarıdan hazır gelen nadir parçalardan biri obuttu. Onun dışında her şey işyerinde yapılırdı.”

“Günün muhtelif saatlerinde belli işler yapılır; sabah ilk iş dingil dövülür, gün aydınlanması ile birlikte iş başlanırdı. Boya en son yapılırdı. Bir gün astarı vurulur, ertesi gün macunu, boyası daha sonra çiçeklemeye geçilirdi. Süsleme için dışarıdan boyacı gelir, arabayı boyardı.”

“1940’lı yıllarda babamın yanında çalışan birçok kişi, karoserci oldu. Ahşabın üzerine saç dövülerek kaplanıyordu. O yıllarda birileri Anadolu'yu dolaşarak, eski satılık kamyon alıyor, yenisini yapılıyordu... O yıllarda Kamil Koç, kamyon şasisi getirtip ufak otobüsler yapılıyordu.”

Talat Diniz de, sanat okulu öğretmenliğini bırakıp Bursa’da önce otobüslere koltuk imalatına başladı. Böylece okullu üreticilerin bu alana girmesiyle, üretimin kalitesi de arttı. Talat Diniz, giderek seri üretim yapan ilk firma oluşturmuştu. Giderek diğer oto yan sanayi de, Bursa’da yaygınlaştı. Diniz Holding, SKT’nin ün yaptığı yağ keçesinin bir numaralı üreticisi oldu…

BURSA’DA OTOMOBİL KULLANIMI

Daha 18. yüzyılda Bursa’da çok sayıda araba üreticileri olduğu ve bu araba üreten esnafının da örgütlendiği görülmektedir. Araba üreticileri, kurdukları vakıf sayesinde dayanışma içinde olduğu yine belgelerden anlaşılmakta. Giderek artan otomobil kullanımı, giderek şehirlerarası taşımacılığı geliştirmişti. Tespitlerime göre, ülkemizde ilk şehirlerarası taşımacılık şirketi ve ayrıcalığı, 1913 yılında Bursa’da gerçekleşmişti. Bu tarihte Julien Vien adlı bir yabancıya, Bursa-İnegöl arasında otomobil ve ominibüs gibi araçları işletmek üzere izin verilmişti.

1955 yılında Bursa'da tüm motorlu araç sayısı 3.201’di. 1963 yılında araç sayısı 7.564, 1973 yılında 22.360’e, 2004 yılında ise 370.000’e yükselmiştir. 1955 yılında Bursa’da, sadece 201 özel oto, 140 kamyonet, 909 kamyon ve 57 otobüs varken, özel oto sayısı 20 yılda 10 kattan daha fazla artmıştı. 1955 yılında hiç dolmuş ve minibüs yokken özellikle minibüs sayısı çok artmıştı. 1956 yılında ise Bursa ve Çevresi Otomobil Sahipleri Cemiyeti kurulmuştu. 1958 yılında, belediye troylebüs-metro hattı ihalesi yapmış, 20 otobüs ve şebeke kurulması için Fiyat firması ile 800 bin dolarla bir anlaşma yapılmıştı.

OTOMOTİV SANAYİNİN MERKEZİ

Türkiye'de, ticari araç ve traktörler dışında, bir otomobil sanayinin kurulması düşüncesi, daha 1960'lı yıllarda ortaya çıkmıştı. Elbette bu düşüncenin uygulama sahası olarak Bursa düşünülmüştü. Nitekim 1969 yılı Nisan ayında Bursa'da başlayan fabrika inşaatı, 22 ay sonra tamamlanmış, makineler yerleştirilmiş ve 12 Şubat 1971 günü Tofaş Otomobil Fabrikası törenle hizmete girmişti. Kısa bir süre sonra da Renault fabrikası hizmete girdi.

Bugün Bursa, Türk otomotiv sanayinin merkez idi. Tofaş, Renault ve Karsan gibi büyük işletmelerin yanı sıra çok sayıda otomotiv yan sanayisinin yer aldığı Bursa’daki bu gelişme, asla tesadüf değildi. Tıpkı tekstil sanayisi gibi, otomotiv sanayisinin de Türkiye’deki en önemli altyapısı Bursa’da olduğu için ilk otomobil fabrikaları Bursa’da açılmıştı.

Bursa’nın ilk iki önemli organize sanayi sitesi, Renault ve Tofaş otomobil fabrikaları etrafında kurulmuştu. Hayatımızı kolaylaştıran ve bir zamanlar “ah sokaklarımız arabalarla dolsa” dediğimiz otomobiller kentimizin her tarafını doldurdu. Hayatımızı kolaylaştıran bu alet artık hayatımızı güçleştiren bir alet olmaya başladı. Park sorun, trafik kazaları gibi…

Otomotiv sanayinin merkezi olan Bursa’da, bir de harika Araba Müze’miz var… Bursa’nın ilk otomobil fabrikasını kuran Tofaş’ın kurduğu bu Araba Müzesi ile Bursa, sadece ülke sanayinde değil, kültür konusunda da iddialı bir kent olduğunu ortaya koyuyor…