Bu tohumu ben attım, BAKIN NASIL YEŞERDİ…


Bu tohumu ben attım, BAKIN NASIL YEŞERDİ…



Bursa artık büyük kalabalıkların toplanacağı, toplantıların, mitinglerin, açık hava konserlerinin yapılabileceği muhteşem bir meydana, ATATÜRK STADYUMU MEYDANI'na sahip. 24 Haziran seçimleri öncesi siyasi toplantılar burada yapıldı, adaylar buradan halka hitap ettiler, hepsinde 20bini aşkın kişi rahatlıkla bu meydan içinde toplandı, adayları dinlediler, coşkuyla alkışladılar, kent içinde bir kargaşaya neden olmadan dağıldılar. Düşünün bu toplantıların eskiden olduğu gibi Şehreküstü meydanında yapıldığını, böyle bir kalabalığın toplanmasının kent merkezinde oluşturacağı kargaşanın ötesinde, katılanların konuşmaları bu rahatlıkta takip etmelerinin imkanı var mıydı? Evet bu tohumu ben attım, hatırlatmamak için mütevazi olmuyorum, aşağıda tekrar okuyacağınız, gene bu köşede geçen yıl yayınlanan yazımla, tohumun atılış biçimini ve yeşerecek ürünleri, sizlerin ve kentimizi yönetenlerin değerlendirmesine yeniden sunuyorum. Aslında bu oluşumun çok daha büyük değerlere yükselmesi için, yazıda da belirttiğim gibi, Kapalı Spor Salonunun, Kapalı Yüzme Havuzunun ve Spor Müdürlüğü binalarının, kentin başka bölgelerinde yeniden oluşturulup yıkılmasıyla Bursa, Kültürpark ile bütünleşmiş, yeşillikler içinde, adı dünya meydanları içinde anılacak, muhteşem bir kent meydanına sahip olur. Bu oluşuma yönelik görüşlerimin ve yaptığım önerilerimin doğru olduğunu görmenin sevincini ve gururunu yaşıyorum. Gelin tekrar okuyun o yazımı...



'ATATÜRK STADYUMU ve KENT MEYDANI
Geçen hafta toplanan Büyükşehir Belediye Meclisinin gündeminde, Stadyum Meydanı vardı, ama karar almak için değil, bilgi vermek için, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyesi aleyhine açtığı idari dava sonucu, Atatürk Stadyumu ve çevresindeki yapıların yıkılarak yerine meydan yapılmasını öngören plan değişikliğinin, Bursa 2. İdare Mahkemesi'nce durdurulmuş olduğu bilgisi verildi ve konu tartışmaya açıldı.
Bursa İdare Mahkemesi kararını, plan değişikliğinin planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve hukuka aykırı bulması nedeniyle, verdiğini açıklamış.
Atatürk Stadyumu'nun yıkılmaması konusunu kentimizin gündemine, SİVİLAY DERNEĞİ çatısı altında, yerleştiren kişi benim, ama benim amacım stadyumun korunarak kent meydanının yapılması idi ve bu amaca yönelik çözüm önerilerimizi de sunmuştuk. Meclis toplantısında muhalefet partileri sözcüleri kararı destekleyen konuşmalar yaptılar, ben de Sayın Başkan Recep Altepe'den söz istedim, ki kendisi, 2 dönemdir eski Büyükşehir Belediye Başkanlarına, Büyükşehir Belediye Meclisinde Onursal Üye sıfatıyla yer vererek ileri demokrasi örneğini Türkiye'de ilk ve tek uygulayan kişi olarak, söz verdi, ben de konuyu kent gündemine getirirken dayandığım bilgileri Meclis'e sundum;
Atatürk Stadyumu, Bursa'da 1945/1950 yılları arasında, rahmetli Niyazi Menteş'in tanımlamasıyla, Ahmet Vefik Paşa'dan sonraki ikinci efsane Vali, HAŞİM İŞCAN tarafından yaptırılmıştır. Harpten çıkmış bir dünyanın etkisi içindeki ülkemizin çok kısıtlı ekonomik koşulları içinde, sadece stadyumu değil, Memleket Hastanesini, Haşim İşcan İlkokulunu, ki onun ilkokul olarak inşa ettiği bina, daha sonra Uludağ Üniversitesi'nin ilk adımı olan Ticari Bilimler Akademisi olmuş, şu anda da Osmangazi Kaymakamlığı olarak hizmet veriyor, Setbaşı Vergi Dairesini, Ticaret Lisesini, Uludağ Sanatoryumunu, Vali Konağını, Demirtaş Paşa ve Süleyman Çelebi Türbelerini Bursa'mıza kazandırmıştır. İşte bu yönleriyle, Atatürk Stadyumu Bursa için vazgeçilmez/vazgeçilmeyecek bir değerdir, YIKILAMAZ. Ama bu tezi savunurken, kentimizin büyük toplanmaları içeren etkinliklerin yapılabileceği bir meydana ihtiyacı olduğu gerçeğini de göz ardı edemeyiz. Bu anlamda çözüm önerilerimi de Sayın Başkan'a ve Değerli Meclis Üyelerimize sundum, bunları sunarken de içimdeki, dönemimde yaptığımız Kent Meydanı Projesinin nasıl bir rant alanına sokulmasının verdiği acıyla, çok dikkatli idim;
Stadyumun, Spor Genel Müdürlüğünce sonradan yapılan, o acube görüntülü tüm tribünleri, hatta biraz ileri giderek, kapalı tribün dışındaki tüm tribünleri yıkarak, dış çevresini yeşil dokuyla kapatarak, içeride de gerek yeşil sahayı, gerekse atletizm pistini koruyarak, hatta tartan piste çevirerek,amatör sporların, sporcuların ve halkın kullanımına açmak suretiyle Bursa'nın, var olundukça, kullanılarak korunacak konuma sokulmasını önerdim. Belki Kapalı Tribün yıkılıp, daha sağlam bir taşıyıcı sistemle, eski fotoğraflarına bakılarak, ilk yapıldığı görüntüde restore edilir ve sonuçtaAtatürk Stadyumuna gerçek bir KENTSEL SİT özelliği kazandırılır. Bu oluşumla birlikte, Kapalı Yüzme Havuzunun yıkılması, ki Bursa'nın her bölgesinde kapalı yüzme havuzu var, geçen cumartesi günü Nilüfer Belediyesi'nin Özlüce'de yaptırdığı bir yenisi daha eklendi, Spor Müdürlüğü binasının yıkılması, ki uygun bir alanda Büyükşehir Belediyesi tarafından tekrar yapılabilir, Kapalı Spor Salonunun yıkılması, ama kentimizin uygun bir alanında, uluslararası organizasyonlara talip olabileceğimiz özelliklere sahip, daha büyük kapasiteli bir Kapalı Spor Salonunun yapılmasını da önerdim. Bu düzenlemeler yapıldığı zaman, stadyumun kapladığı alan küçülecek, kaldırılan binalarla beraber, Kültür Parkla bütünleşik bir meydan oluşacak, Stadyum da bu meydanın ortasında, aynı Roma'nın Collesium'u gibi bir görünüm kazanacak, içinde de, büyük toplantılar, mitingler, açık hava konserleri gibi Bursa Halkının coşkuyla katılacağı, büyük kapasiteli toplanma alanı oluşacak…
Bu önerim Sayın Başkan Recep Altepe tarafından benimsendi, hatta 'hem inşaat maliyetimizi düşürür, hem de çok geniş ve çok alternatifli bir toplanma alanına sahip oluruz, bu arada yeraltına otopark ta yaparak çevreyi rahatlatırız. '' şeklindeki sözleriyle önerimi kafasında şekillendirdi.
Ben tüm bunları sizlerle paylaşırken, Büyükşehir Belediye Meclisinin tüm Siyasi Gruplarına, tüm Sivil Toplum Kuruluşlarına, Spor Genel Müdürlüğü yetkililerine ve Bursalı Hemşerilerime sesleniyorum, gelin önce kafamızdan, bu konu artık rafa kalkmıştır, olgusunu silelim, tüm görüş farklılıklarımızı bir kenara atalım, kol kola girelim, önce konunun hukuksal boyutunu çözülmesine ve de sonrasında, tüm gücümüzle bu meydanın kentimize kazandırılmasına destek olalım, her vesile ile de orada buluşalım…
VAR MISINIZ???'