Bu işi tribün çözer


Bursaspor tribünü kulübe zarar veren bu sıkıntıyı ancak kendisi çözebilir.



Bursaspor, Beşiktaş maçı öncesi kulübün transfer çalışmaları nedeniyle umutsuzluk ve çok kötü bir hava vardı. Herkes de bir bıkkınlık hakimdi. Bursasporlu taraftarlar tam o anda topa girerek Timsah Arena’daki antrenmana çıkarma yaptılar. Meşaleler, havai fişekler ve sis bombalarıyla o antrenmanı karnaval yerine çevirip şehirdeki olumsuz havayı bir anda dağıttılar. Ortaya koydukları görüntü dünya çapında ses getirdi. Dünyanın çeşitli ülkelerinden birçok futbol ve taraftar sayfası o muhteşem görüntüleri paylaştı. Taraftar yönetimin yapamadığını yapıp şehri birden havaya soktular.

Sonrasında da maç günü stadta da görevlerinin başındaydılar.

Takımlarına moral verdiler. Destek oldular. Sahaya zaman zaman iyi baskı yaptılar. 

Bazı bölümlerde ise alışkın olmadığımız şekilde suskun kaldılar.

Sonuçta bunların sebepleri var ve anlaşılabilecek şeyler.

Ancak sahaya atılan yabancı maddeler ve koro halinde edilen küfürler pek anlaşılabilecek gibi değil.

Zira bu durum Bursaspor’a zarar verdi, linç etmek için aportta bekleyenlerin ekmeğine de yağ sürdü.

Tamam pek sevilmeyen bir kulüple maç oynanıyor olabilir. Tepkili ve kızgın olunabilir. Ama bunun sonucunda işi ceza alacak boyuta vardırınca hem kulüp hem de taraftarın kendisi maddi manevi zarara uğruyor.

Bursaspor düşmanları da mutluktan uçuyor.

Bu durum her gergin maçtan sonra yaşanır hale geldi.

Sahaya madde atanlar genelde grupların kemik tayfalarından değil, münferit kişiler; ama küfürlü tezahürata stadın büyük bölümü katılıyor.

Çünkü bu durum özellikle arada gerginliğin biraz daha fazla olduğu Fenerbahçe, Beşiktaş’la oynanan maçlarda sürekli yaşanmaya başladı.

O maçların sonrasında para cezaları, tribün cezaları yağmur gibi yağıyor. Suçlu suçsuz herkes ve kulüp zarara uğruyor. 

Artık buna dur demenin zamanı geldi.

PEKİ NE YAPILABİLİR?

Bunun için otokontrol mekanizmasının işlemesi gerekiyor.

Bu iş emniyet müdürünün tribünde maç izlemesiyle, Başkanın, futbolcuların, medyanın çağrı yapmasıyla önlenemiyor.

Tribünün bunu kendi içinde çözmesi lazım.

Tribün bunu istediğinde başarabiliyor.

Hatırlayalım uzun süre sonra sonra Beşiktaş deplasmanına gidebilmek için bir önceki Galatasaray deplasmanında tahriklere, küfürlere rağmen en ufak bir karşılık bile vermemişlerdi.

Keza şampiyonluk senesi bu tarz çok örnek var. O sene sonunda alınan centilmenlik ödülü de vardı. Bunlar hep tribün liderleri ve gruplarının otokontrol mekanizmasını çalıştırmasıyla başarılmıştı.

İşte bunun tekrar sağlanması için her grubun ve tribün liderlerinin taşkınlığın önlenmesinde aktif yer alması etkili olacaktır.

Çünkü tribünü tribün yönetir.

Onlar da Bursaspor’a zarar gelmesini de istemeyeceklerine göre artık daha ciddi olarak bu konuya el atmalılar. Maç öncesi onların çağrılarının yer aldığı broşür mü dağıtılır, tribün liderleri sahaya indirilip konuşma mı yaptırılır bilemiyorum;ama taraftara gerçek manada sadece onlar etki edebilir.

Dolayısıyla bu sıkıntıya tribünün kendi müdahale etmesi şart. Yoksa Bursaspor zarar görmeye devam edecek.

EMNİYET BU HATADAN DÖNMELİ

Son olarak emniyet güçlerinin de tabi ki desteği gerekiyor. Alakasız ve abartılı önlemleri bırakıp asıl taşkınlık ihtimali olan yerde caydırıcı önlemler almalılar. 

Tribünde en ön koltuklara geçip sırtını seyirciye dönüp maç izleyerek taşkınlık yapan seyirci önlenmez.

‘Diğer şehirlerde olduğu gibi’ saha kenarına dizilip yüzler seyirciye dönük olacak şekilde konuşlanarak önlenir

Taraftar kendisine dönük duran emniyet mensubunun gözünün içine baka baka taşkınlık yapamaz. 

Ama arkası dönük maçı seyreden polisin başının üstünden ‘şimdi olduğu gibi’ su şişesini sahaya sallar.

Eğer gerçekten taşkınlık önlensin isteniyorsa yapılması gereken budur.

Kısacası tribün liderleri, gruplar, emniyet herkes üzerine düşeni yaparsa bu sıkıntıdan hep birlikte kurtulabiliriz.

Aksi takdirde Bursaspor’un ve hiç suçu olmayan taraftarın canı yanmaya devam eder.

Bursaspor düşmanları da mutlu olmaya…