Bu beraberlik senin eserin hocam!


Bursaspor’un lig maçlarının ardından öyle çok değerlendirme yazan birisi değilim. Bunu Spor Müdürüm Tarık Çapçı farklı yazı dilleri ile güzel ifade ediyor.



Ben daha çok haber yazan, kulüp ile ilgili doğruları veya yanlışları aktaran bir medya mensubu olarak daha mutlu oluyorum köşe yazmaktansa.

Dün oynadığımız Kayserispor maçının ardından ise hem maçı hem de kulübün içinde yaşanan birkaç soruna dikkat çekmek istedim öyle haber dili ile anlatılacak şeyler olmadığını düşündüğüm için köşe yazmak istedim.

ENTERESAN İŞLER

Bursaspor 2018/2019 sezonun 19. haftasında Kayserispor deplasmanından beraberlikle ayrıldı. Enteresan olaylarla dolu bir hafta sonuydu: Bursaspor Spor Toto Süper Lig’in 19. haftasında 11. beraberliğini aldı. Dün şöyle bir araştırdım ve twitter hesabımdan şu bilgiyi paylaştım “Sanırım Bursaspor 3 puanlı sisteme geçilen 1987/1988 sezonunda 17 beraberlik alan Karşıyaka ve 2006/2007 sezonunda yine 17 beraberlik alarak bu alanda rekoru elinde bulunduran Osmanlıspor'un rekorunu bu sene kıracak. Daha 15 hafta var ve şimdiden 11 beraberliğimiz oldu.” 19 haftada 11 beraberlik! Yok yenilmiyoruz bari ifadelerine kulak tıkamamız gereken haftalara geliyoruz.

Neyse; çok uzatmadan Kayserispor maçına geçelim.
Abdullahi Shehu uzun bir sakatlık döneminin ardından dün ilk kez sahaya yedek kulübesinde çıktı ve oyunun tıkandığı bölümde ara pasları verecek kurtarıcı oyuncu olarak oyuna alındı, Tunay Torun sakatken oyunda kaldı!
Samet Hoca geçen hafta performanslarıyla öne çıkan Yusuf Erdoğan ve Allano Lima'yı bu kez ilk 11’de sahaya sürerken, forvet arkası pozisyonunda ise Tunay'a şans vererek Sivasspor’dan getirdiği eski oyuncusu Saivet'in bu sezonun en kötü transferi olduğunu bir nevi kabul etmiş oldu (hatta mecbur kalmasa oyuna bile almayacaktı).
Karşılaşmada öne geçen ekip biz olduk, yine ikinci yarılarda geleneksel hale gelen kontak kapatma dakikasında golü yedik. 10 kişi kalmış bir rakibe karşı, yine rakip 11 kişiyken girdiğimiz pozisyonlara giremedik; değişikliklerde de ne girenlere, ne de çıkanlara bir anlam veremedik.

LIMA OYNAR MI?

Yazını başında ara başlığımda enteresan diyorum, çünkü hoca ne zaman saha kenarında biz gazetecilerle buluşsa Lima'dan memnun olmadğını çünkü hayatında tekniği böylesine zayıf bir Brezilyalı görmediğini tekrar edip duruyor.
Evet, bunları açık açık söylüyor.
Tabii ki hocanın Brezilyalı oyuncu kataloğu geniş ve, bir çoğunu Türkiye’ye getirdi. En iyisini o bilir yine ama, bence bir şeyi toplum içinde ne kadar çok söylerseniz, o kişinin kulağına gitme olasılığı o kadar artar.
Sevilmediğini, beğenilmediğini hisseden bir oyuncunun iyi performans verip vermeyeceğini belki bizler naçizane çok bilemeyiz; ama kariyerinde 600 lig maçına ulaşan biri bilecektir diye düşünüyorum.

DEĞİŞİKLİKLER

Peki sakatlanan ve sekerek koşmaya çoktan başlayan Tunay dururken, Lima niye çıkar?
Latovlevici ve Saivet kenardayken, dahası oyun kilitlenmişken, neden 5 aydır karaciğer problemleriyle uğraşan ön liberonu oyuna sürersin?
Neden Sakhoyu oyuna sürerken, bir stoper çıkarmazsın?
Ne zaman risk alacağız?
Kayseri Havaalanında mı?
Yönetimi hep eleştirdik, mali konularda nasıl hatalar yaptıklarını anlattık, sportif konularda nasıl delaletler içinde olduklarını belirttik.
Ama kusura bakma hocam.
Bu beraberlik senin eserin.

ALGI OYUNLARI

Sezon başından beri yönetime birçok konuda net eleştiriler yapıldı. Birçok gazeteci meslektaşımız da bu eleştirileri yaparken haber kaynaklarının Samet Aybaba olduğunu gizlemedi. Hoca camiayı çok iyi bilen, hatta belki biraz fazla (!) bilen, taraftarın kodlarını çok iyi tanıyan birisi. Ne söylediğinde ne etki yaratacağını, hangi aksiyona hangi reaksiyonu alacağını çok iyi biliyor ve yerel medyayla ya da en azından aramızdaki "seçilmiş" bir kesimle arasını hep yakın tuttu, kredilerini kazandı ve tüm bu başarısızlıklardan sütten çıkmış ak kaşık gibi sıyrıldı. Bunda hiçbir problem yok ama artık 600 maçlık tecrübesini kendisine göre değil, kulübün çıkarlarına göre kullanmalı.

OLMAYAN TRANSFERLERİN LİSTESİ

Bununla birlikte yönetim kanadı, sanırım önceki yıllardaki travmaların getirdiği etkilerle ve seçim dönemindeki iş birliklerinin ortaya çıkmasıyla birlikte sessiz ve uzak kalmayı yeğledi.

Gerçek bilginin ne olduğunu asla bilemeyeceğiz belki ama, bugünlerde hocanın, scouting ekibinin, yönetimin hatta belki kulüpteki çaycının bile kendi transfer listesinin olduğu yönünde bir algı var. Adeta herkes bahis oynar gibi bir köşede ayrı ayrı listeler yapıyor ve bir sonuca ulaşılamıyor.

Benim merak ettiğim başka bir liste ise “Bugüne kadar tarafların birbirine önerdiği ve alınmayan oyuncuların listesi” hocanın önerilerini zaten gün be gün gerek gazetelerde gerekse internette görüyoruz. Belki Bursaspor yönetimi de oradan öğreniyordur. Ama scouting ekibinin önerdiği ve alınmayan oyuncular kimler? Hangisi şimdi nerede? Nasıl bir sezon geçiriyorlar? Asıl önemli olanın devre arasında yapılacak oyuncu listesinin değil, bunlar olduğunu düşünüyorum.

SCOUTING

Önümüzdeki günleri soruları araştırarak geçireceğim. Çünkü bunun tersine scouting ekibi haklı olarak, büyük bir gizemle çalışıyor. Kimseye yaranmaya çalışmıyorlar.
Dünya üzerindeki tüm profesyonel kulüplerde sistem böyle çalışılıyor ve hatta scoutlar artık milyon eurolara transfer oluyorlar.
Eeeey(!) Ilgaz Çınar. Bursaspor’un çıkarları biz yerel medyadan daha önemli değil(!) Çık anlat bize de görelim nasıl oluyor bu işler.