izmir escort gaziantep escort porno escort izmir porno izle rus porno porno porno seyret film izle beylikdüzü evden eve nakliyatBuraya bir mesaj yazın
bayan escort bursa bayan escort escort bursa bursa escort elit escort bursa escort bayan bursa escort
escort bayan istanbul escort vip escort şişli escort kadıköy escort beylikdüzü escort
sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
illegal bahis
porno indir porno hd sex türkçe porno türbanlı porno






Bölüşelim mi?


Bursaspor camiası Ali Ay’ın giderayak yapmak istediklerini konuşuyor.



Önce kongreden başlayalım.

Bursaspor’un zaman kaybetmemesi için yapılan çağrılar sonucu ilk kongreye katılım geçmişteki örneklere nazaran çok fazlaydı. 

Kongre saati ve gününün özellikle “İlk oturumda gerçekleşememesi için” ayarlanmasıyla! İstenen oldu ve mevcut Başkan Ali Ay bir hafta daha zaman kazandı.

Bu konuda yani kongrenin ilk oturumda yapılması için uğraş vermesi gereken kişilerin başında gelen ve ‘her zamanki gibi hiçbir şey yapmayan’ Divan Başkanı İdris Sevinç ise 'son zamanlarda fazlaca gördüğümüz ve fazlaca can sıkmaya başlayan sesini yükselterek yaptığı can sıkıcı şovunu' yine sergiledi.

Kongreye gelmeyen üyelere “Neredesiniz” diye kendince ayar veren Divan başkanı, bu tür sorularına cevap almak istiyorsa öncelikle Bursaspor bu durumlara düşerken kendilerinin nerede olduğuna cevap vermeli .

Neyse çok üzerinde durulacak e kaale alınacak bir açıklama değil zaten.

Bundan sonra kendi adıma “Divan Başkanlık Kurulu’nun kendi istifaları ile ilgili” açıklamaları dışında hiçbir açıklamaları dikkate almaya niyetim yok.

Diğer detaylara dönelim.

Kongrenin yapılacağı Timsah Arena’da, yeterli çoğunluğun sağlanması halinde ihtiyaç duyulacak hiçbir hazırlık yoktu.

Ne sahne kurulmuştu, ne yaka kartları hazırlanmıştı.

O sıcakta orada beklerken susayan üyeler için ALLAH rızası için su bile yoktu.

Amaç ve hedef de belliydi zaten.

Saat 09:30’dan 12:00’ye kadar 1500’e yakın insan kongre merkezine geldi, gitti.

Ancak imza sayısının 512’de kalması oradaki herkesi şaşırttı. O da günün enteresan notlarındandı.

Günün en enteresan notunu ise tek Başkan adayı Mesut Mestan verdi.

Mestan mikrofonlara yaptığı açıklamada

“Başkan Ali Ay bana eldeki futbolcuları satalım, elde edilen geliri yarı yarıya bölüşelim” dedi. Ben ise “Kulübün içinde bulunduğu şartlar belli her kuruşa ihtiyaç var o şekilde olursa kulübü döndüremeyiz cevabını verdim” dedi.

Ali Ay açıkça kulübün bundan sonra transferde elde edeceği gelirleri bölüşmeyi teklif etmişti anlayacağınız.

Yani aslında düşününce makul bir teklif! Ancak daha adaletli bir zemine oturtmak gerekiyor tabi ki.

Sonuçta ortada bir bölüşme olacaksa gelir bölüşüleceği gibi zarar da bölüşülmeli. Anlaşmalarda adil olan budur.

Manevi zarar ve marka değerinin yerle bir edilmesine hiç girmeyeceğim de maddi zararlar ne olacak Ali Bey?

Artık “Ali Başkan bu paralar nerede diye?” ulusal medyanın bile diline düştünüz.

Türkiye’de son  yıllarda transferde en çok gelir elde eden ikinci kulüp olan ve bu alanda kar eden Bursaspor’da,  topçulara,  hocalara, menajerlere, personele, elektrik şirketine, kasaba, bakkala, manava, çaycıya daha birçok yere doğru düzgün ödeme yapılmamış.

Haliyle “Bu paralar ne oldu Sayın başkan?” diye artık herkes sormaya başladı.

Borç ikiye katlanmış, küme düşme nedeniyle ilaveten 100 milyona yakın bir zarar daha var.

Arsalara çökülmüş, kalıcı gelir kaynaklarına çökenlere o kaynaklar altın tepside sunulmuş.

Marka değerine katkı yapan branşlar kapatılmış.

Size üç yıldır hizmet eden, önünüze çay kahve koyan personele bile borcunuzu ödememişsiniz, kendi alacağınızın peşine düşüyorsunuz !

Bu sene Süper Lig’e geri dönülse bile en iyi ihtimalle Bursaspor’a en az 500-600 milyon lira maddi zararınız var.

Daha önce de sormuştum bunu. Sadece ben değil tüm camia soruyor aslında.

Peki bu zarar ne olacak?

Kulübe verdiğiniz paraları yanlış transferler ve sözleşmeler yaptığınız için vermek zorunda kaldınız.

Yani bu zararın baş sorumlusu sizsiniz.

Hal böyleyken kulübün "bundan sonraki transfer gelirlerini bölüşelim" diyorsunuz.

İfade ettiğim gibi buna itirazımız olmaz; ama tabi ki önce verdiğiniz zararı bölüşmek şartıyla.

Gerçi şöyle kabaca bir hesap yapacak olursak zerre alacağınız kalmıyor üstede çok büyük borçlu çıkıyorsunuz, o ayrı mesele.

Yani bir bölüşme olacaksa; ancak bu şartlarda olmalı.

Ne diyorsunuz bölüşelim mi?