Bölgesel teşvik, hemen!


Bölgesel teşvik, hemen!



Türkiye merkezi yönetimle idare edilen bir ülke, yerel yönetimlerin yetkisinin yok denecek kadar az olduğu söylenebilir. Bir şehir kendi geleceğini şekillendirmek için neleri teşvik edeceğine karar veremiyor günümüzde.
Mesela Bursa; yerel yönetim şehir planı yapabiliyor ama o planı destekleyecek sosyal yapının oluşmasına bir katkı koyamıyor.
Bursa' nın yüksek teknoloji içeren katma değerli ürünleri üretmesi hedefleniyor. Bunun için yerleşim planlaması yapılıyor. Sözü edilen teknolojilerin burada hayat bulması için lojistik imkanları, yer tahsisinin sağlanması yeterli gelmemektedir.
Bu sektörlerin temel bulması için önemli teşviklerin teklif edilmesi şarttır. Özellikle yatırım ve istihdam teşviklerinin etkin bir şekilde uygulanması gerekir.
Teknoloji seçimi, ürün tasarımı, teknoloji kullanımı, markalaşma, özel pazarlama faaliyetleri v.b. hepsinden önce bunu yapabilecek insan kaynağını o noktada istikrarlı ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlamak kendiliğinden olacak şeyler değildir.
Yıllardır gelen hükümetler ülke genelinde kalkınmanın artması için teşvik programları açıklamıştır. Ancak bu programların ana hedefi geri kalmış bölgelerin yatırım alabilmesidir.
Bizim teşvik politikamızın amacının sanayileşmiş bölgelerimizin kabuk değiştirmesini sağlamak olmalıdır. Buralarda yüksek teknolojiye geçiş sayesinde gelişmesini istediğimiz bölgelerde bu rüzgardan etkilenecek ve klasik üretimlerin merkezi haline gelebilecektir.
İfade edilen yolla göçün tersine dönmesi dahi söz konusu olabilecektir. Bursa gibi şehirlerdeyse daha nitelikli bir nüfusla yaşanabilir şehirler yaratılabilecektir.
Teşvik demek, idarenin bazı gelirlerinden vazgeçmesi demektir. Bu ileride daha fazla gelir etmek ya da bazı zamanla bazı giderlerin azalması için yapılabilir.
Bu kararı haliyle geliri arttırmayı veya giderini düşürmeyi hedefleyen idari yapılar verebilir.
Bizim yönetim sistemimizde bireylerin yaşadığı bölgelerin gelir ve giderlerinin üzerinde bir tasarrufu olamamaktadır. Bu durum da teşvik programlarının başarısız olmasına neden olmaktadır.
Yaşanabilir şehirler sadece şehir planı ve altyapıyla oluşmazlar. Katma değerli üretim, nitelikli insan kaynağı sahip olmak farkı yaratır.
Şehirlerin ekonomik teşvik programlarında söz sahibi olması gerekmektedir.