Biz neden yokuz bu pazarda (1)


Biz neden yokuz bu pazarda (1)



Bu yazıyı okurken, her satırında bu sorunun cevabını arayın lütfen…
National Geografic Dergisi yapılan bir araştırmanın sonuçlarını yayınladı, araştırmanın konusu, dünyanın en büyük tarım ürünleri ihracatçısı olan ülkelerdi ve işte bu ülkelerin ön sıralarına oturanlar,ABD 1,8 trilyon Dolar ihracatıyla birinci, Hollanda 92 milyar Euro ihracatıyla ikinci…
ABD'den 270 kat küçük, Konya Ovasından biraz büyük Hollanda, 2017 yılı sonu itibarıyla, ABD'den sonra dünyanın en büyük ikinci tarım ürünleri ihracatçısı konumuna yerleşti.
Gelin bu başarının arkasında, bizim de ders çıkarabileceğimiz, nasıl bir yapılaşmanın olduğuna bir bakalım;
Hollanda'da yaşayan 17 milyon insanın %10.4'ü tarımla uğraşıyor, ülkenin toplam büyüklüğü 42bin km2, evet bizim Konya ovasından biraz büyük, yerleşimler dışındaki alanlarda genelde tarım ve hayvancılık yapılıyor, tarım topraklarının neredeyse yarısı deniz seviyesinin bir metre altında, dolayısıyla üretim maliyetleri yüksek,
İklim koşullarına bakarsak, kışın en düşük hava sıcaklığının +3C, yılın en yüksek hava sıcaklığının +20C olduğunu, yıl boyu güneşli günler sayısının kısıtlı, yüksek nemli havanın yıla yaygın olduğunu görürüz,
Sınırlı toprak ve iklim kaynaklarına rağmen, böylesine tarımsal üretkenliği yüksek olan Hollanda'nın başarısının arkasındaki nedenlere bakınca, iyi eğitim almış, bilgili ve araştırmacı çiftçinin yanında, ilk göze çarpan oluşumun kooperatifleşme olduğunu görüyoruz, örneğin Hollanda'da üretilen süt ürünlerinin %97'sini, bahçe ve çiçek ürünlerinin %95'ini kooperatifler üretiyor. Hatırlarsanız, Bursa Ağaköy'deki Avrupa pazarlarında tutulan armut türünün üretimini ve o pazarlara aktarılmasını veİspanya'daki hayvancılık ve süt ürünleri üretim ve pazarlamasını yapan başarılı kooperatifleşme örneklerini bu köşede sizlerle paylaşmıştım. Geçen hafta da televizyonda beni sevindiren çok güzel bir oluşumu, çiçekçiliğin çok yoğun olduğu İzmir Bayındır'da kurulmuş bir çiçekçilik kooperatifinin başarılı çalışmalarını izledim, umarım bu örnekler ülkemizde de çoğalır ve de devletin sorumlu kurumları tarımın her türünde, ülkenin her noktasında bu oluşumları destekler, çoğaltır.
Hollanda'nın başarısının önemli bir ayağı da, eğitim ve Ar-Ge çalışmalarının temelinin atıldığı Üniversitelerdir. Üniversitelerin tarımda odaklandığı ana konuların başında, gıda üretimi, gıda tüketim artışı, yaşam alanı, gıda sağlığı ve geçim geliyor. Asıl odak noktası ise, az girdi ile iki kat ürün alarak verimi artırmak olmaktadır.
Üniversitelerde eğitim ve araştırma amacıyla oluşturulan tarla ve seralar, tarımdaki yeni gelişmeler hakkında bilgi almak isteyen üreticilere de açıktır.Üniversitelerdeki araştırmalar, üretici-devlet-özel sektör aracılığıyla desteklenir, bu da sektörü daha güçlü ve ekonomik açıdan daha mücadele edilebilir hale getiriyor.
Hollanda artık sadece tarımsal ürünleri değil, bu alanda elde ettiği tecrübeyi ve üniversiteler desteğiyle yakaladığı teknolojik gücü de ihraç ediyor.
Hollanda'da ilk kooperatifleşme hareketi 1870 yılında başlamış, zaman içinde gelişmiş, 1934 yılında Ulusal Tarım Kooperatifleri Konseyi kurulmuş, bugün 25 Merkez Kooperatif ve 3 Merkez Çiftçi Birliği bu konseye üye,
Çiftçilere ürünlerin yetiştirilmesindeki yeni bilgi ve teknolojilerin aktarılmasının yanında, ürünlerin pazarlanması da kooperatiflerce yapılıyor,
Üretilen süt ve ürünleri, et ve yumurta, meyve ve sebzelerin büyük bölümü kooperatiflerce toplanıyor, işleniyor ve pazarlanıyor,
Patates üretiminin tamamı kooperatiflerce yapılıyor, dünya nişasta pazarının %24'üne hakim olan işletmeler de kooperatiflere ait,
Hollanda'da tarımsal amaçlı işleyen kooperatifçiliğin en karakteristik özelliği, hiç devlet yardımı almadan, bizzat üreticinin öz kaynağı ile kurduğu kendi bankalarıyla finansman ihtiyaçlarını karşılamalarıdır,
Hollanda'nın tarımsal alandaki bu büyük gelişiminin ve başarısının temelinde, köylünün doğru eğitimi ve kooperatifçiliğe verdiği önem yatıyor. Bu oluşum, aynı zamanda tarımda uzmanlaşmayı da beraberinde getirerek, devamlı kendini geliştiren ve sürdürülebilir tarımsal yenilikler yaratma açısından da dünyaya örnek olan, uygulamalara imza attırıyor,
Kooperatifleşme faaliyetleri bir planlama kültürü de yaratıyor. Devlet ve üreticiler her yıl ne kadar alanda, hangi tür ürün ekileceği konusunda planlı ve programlı bir çalışma yürütüyorlar, yılbaşında devlete üreteceğiniz ürün için ne kadar alan ayıracağınızı bildirmeniz gerekiyor, buna göre de devletten alacağınız destekler hesaplanıyor,
Darısı başımıza…
Devamı haftaya...