Bir çınar "Bursa Erkek Lisesi"


Ülkemizde en çok yakındığımız konu eğitim olmuştur hep. “Azizim, çocuklarımızı iyi eğitemiyoruz” diye yakınır dururuz.



Özellikle de orta ve lise eğitimi çok tartışıldı bu ülkede. Binaları, öğretmenleri, teknik olanaksızlıkları ve en önemlisi de sistemin çarpıklığı yıllardır konuşulur durur. Ancak tüm bu eleştirilerin bir ölçüde haklı yeri var ama, hiç mi bizde hata yok. Acaba biz, eski mezunları olarak okulumuzla ne kadar ilgilendik? Sanırım çoğumuz, mezun olduğu okula bir daha gitmemiştir bile... Oysa, bizim hayatımızın en güzel anları olan gençlik yıllarımızın 6-7 yılı bu binalarda geçmedi mi? En güzel anılarımızı o okul binasında, bahçesinde dolaşmıyor mudur? Belki de, mezun olduğumuz okula gittiğinizde, bir yerlerde saklanan o güzel anılar, tekrar karşımıza çıkacak diye korkuyoruz...

Bursa’nın ilk orta okulu ve ilk lisesi olan Erkek Lisesi’nde ne yazık ki hiç okuyamadım... Bunun hep ezikliğini hissettim. Bir çok arkadaşım, yeğenlerim hep bu okulda okumuştu. Gerçekten Erkek Liseli olmak, bir asırdır Bursa’da bir ayrıcalık idi. Arşimet’i, Herodot’u dersine girmiş gibi hatırlıyorum, arkadaşlarımın anılarından. Erkek Lisesi mezunu olmak, bugün ODTÜ veya Boğaziçi Üniversitesi mezunu olmak gibi bir ayrıcalıklı idi. Hatta bu okullardan daha da köklü.

1952 yılından beri her mayıs ayının ikinci Pazar günü, Erkek Lisesi’nin pilav günüdür. Erkek Liseliler, bu tarihlerine başka bir randevü vermezler... Erkek Liseliler, her yıl pilav gününde, yıllar öncesinin anılarıyla kendilerini yetiştiren hocalarını anar, ömür boyu süren dostlukların başlangıcı olan anıları hatırlarlar.

İlk Erkek Lisesi neredeydi?

Tanzimat’a gelinceye kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun tek öğretim kurumları medreselerdi. Burada daha çok dinsel ağırlıklı bir eğitim yapılırdı. 18. yüzyıldan başlayarak çağdaş okullara benzer askeri okullar açılmıştı. 19 yüzyıldan başlayarak da hem devlet memuru, hem de harp okullarına öğrenci yetiştirecek orta öğretim kurumları açılmaya başlandı. Bu okullar o tarihte rüştiye, idadi ve sultani gibi adlar almıştır. Köylerde ve mahallelerde sıbyan, 500 haneli kasabalarda rüştiye, bin haneli kasabalarda idadi ve il merkezlerinde ise sultaniye okulları açılmaya başlandı.

Bursa Erkek Lisesi de ilk açıldığında “Mülkiye İdadisi” olarak açılmıştı. Okul, bugünkü adı Siyasal Bilgiler Fakültesi olan kaymakam, vali ve devlet memuru yetiştiren Mülkiye’ye öğrenci yetiştirmekteydi. 

Sultaniler bugünkü liseler olduğuna göre burada idadiler bugünkü orta okul derecesinde idi. İl merkezlerinde açılan sultanilere yedi senelik idadi, sancaklardakine de beş senelik idadi denildiğine Erkek Lisesi ortaokul ile lise arasında bir okul olarak açılmıştı.

Erkek Lisesi 1883 yılında ilk açıldığında, İnebey Hamamı’nın hemen arkasında ve bugün Biçen Apartmanı olarak kullanılan yerdeki Akif Paşa Konağı’nda açılmıştı. Bu konak, bir süre Aklıevvelzade  Necip Bey’in de olduğu için, Necip Bey Konağı olarak da anılmıştı. Bu konakta padişahın bile ağırlandığı söylenmektedir. Gökçenler’e göre ise bu konak, yakın akrabaları Tahir Paşa’nın konağı imiş. İlk açıldığı yıl okul, sadece iki sınıflı idi. İki yıl sonra, iki sınıf daha eklenerek, dört sınıflı ve iki devreli bir idadi oluştur.

Tarihi Erkek Lisesi binasını yıkmayın

Bugün Erkek Lisesi’nin tarihi binası, Kız Lisesi ve Amerikan Koleji binasının akıbetine uğramadan sağlam olarak korunabilmiş ender okullarımızdan biridir. Ancak ana bina dışındaki tarihi yatakhane, yemekhane ve diğer yapılar, yakın zamanlarda yıkılmış, nasılsa tarihi ana bina yıkılmaktan kurtulmuştur. Bugünkü tarihi binanın temeli 1886 yılında Mahmut Celâlettin Paşa döneminde atılmıştı. Hatta valiliği sırasında bina bitmeden bir yazıt hazırlatmıştı:

“Celal itmamına Vali iken nazmeyledi tarih

Bu âli mektebi Abdülhamid han kıldı nev bünyad (1302/1892)”

Ancak bina çok sonra, 1892-1893 ders yılından itibaren, Vali Ahmet Münir Paşa zamanında tamamlanıp hizmete açılmıştır. Önceki valinin hazırladığı ve kendi adının yer aldığı mermer yazıt da sanırım, bu nedenle okula takılmamıştır. Nitekim yazıt, halen Bursa Etnografya Müzesi’nde korunmaktadır.

1889 yılında, eski binasında eğitim gören beş öğrenci, dördüncü sınıfı bitirip ilk mezunlarını vermiştir.  Bu tarihte okulda toplam 46 öğrenci vardı. 1890 yılında okul yedi sınıflı bir idadi haline gelmiştir.

1891 yılında konak yeterli gelmeyince, Mahkeme Camii karşısındaki geniş bir bahçede, yani bugün Kız Lisesi’nin bulunduğu yerdeki tek katlı bir bina içinde eğitme başlamıştır.

1893 yılında bugünkü tarihi bina tamamlandığında, mülkiye idadisi unvanı ile ve rüştiye sınıflarını da içeren yedi sınıflı, o günün şartlarında çok büyük bir öğretim kurumu olmuştu. 1895 yılında okul leyliye çevrilerek, ek binalar yapılmaya başlanmıştır. 1903-1906 yıllarında ise kütüphane, yatakhane, yemekhaneler yapılarak, o günün şartlarında adeta bir üniversite kampüsü oluşturulmuştu. Okul hamamı ise 1911 yılında tamamlanmıştır. 1911-1912 öğretim yılında ise idadi, sultani olmuştur.

Erkek Lisesi'nin tarihi yapısı iki katlı ve 21 odalıdır. Avluya, görünüşlü bir kapıdan girilir. Avlu kapıları demirden yapılmış olup özgündür. Girişin iki yanında bekçi kulübesiyle konuk solonu vardır. Binanın ön tarafına ise, kesme taş söveli bir kapıdan girilir. Bu girişin iki tarafında ahşap merdivenlerle ikinci kata çıkılmaktadır. Binanın ortasında, dikdörtgen bir avlu vardır. Bu avluya alt katta dört, üst katta ise iki kapı açılır. Binanın duvarları, moloz taş ve köşelerde kesme taş ile örülmüştür. Üzeri ise çatıyla örtülüdür. Tarihi Erkek Lisesi binası, dönemin en orijinal yapılarından olup özenle korunmalıdır.

Değerli hocam Prof Dr. Atilla Çetin, arşivde Erkek Lisesi’nin yapımıyla ilgili bir belge bulmuş. Belge günümüze göndermeler yapacak ifadeler var. Okulu yapımı konusu, dönemin en üst kurumlarından “Meclisi Vükela”da tartışılır. Sadrazam yani bugünkü Başbakan ve bakanların imzalarını taşıyan bu belgede, Bursa’nın deprem bölgesi olduğu belirtilip, yapılacak olan binanın buna göre yapılması kararlaştırılıyor. İşte bu nedenle yıllardır, kurum olarak da, bina olarak dimdik ayakta Erkek Lisesi...

1904 yılında ise okulun bahçesinde, girişin solundaki büstlerin arkasındaki binada, Bursa’nın ilk müzesi olan Müze-i Hümayun açılmıştır. 1926 yılına kadar da Bursa Müzesi okul içindeki bu binada hizmet vermiştir.

İşgal yılları sırasında Yunanlılar tarafından hastane olarak kullanılırken bile, okulda öğrenime ara verilmemiştir. Savaş sonunda, 1923-1924 öğretim yılında ise artık okul, bugünkü biçimiyle liseye dönüştürülmüştür. 1973 yılından sonra, okulun müştemilatında bulunan yatakhane vb bölümleri oluşturan tarihi binalar yıkılıp, betonarme olarak ek yapılar yapılmıştır. Bugün ise artık, adı Erkek Lisesi olsa da, çağdaş eğitimin gerektirdiği biçimde, kızlarla birlikte eğitim yapılmaktadır.

Erkek Lisesi’nin Şeref Defteri

Erkek Lisesi, Bursa’da çok değerli yazar, işadamı ve aydın yetiştiren bir ocaktır. Devletimizin kurucusu Atatürk, Erkek Lisesi’ni 23 Ağustos 1924 ve 3 Mayıs 1925 tarihlerinde iki kez ziyaret etmiş, okul şeref defterini imzalamıştı.

Okulda Reşat Nuri Gültekin, Orhan Şaik Gökyay, Süleyman Nazif gibi çok ünlü yazarlar da hocalık yapmıştır. Bursa tarihi konusunda önemli çalışmaları bulunan Kazım Baykal da, Erkek Lisesi’nde yıllarca öğretmenlik yapmıştı. 124 yıldır Bursa Erkek Lisesi, prensipleriyle, disiplinleriyle oluşturduğu ismini daha uzun yıllar onurla sürdürmeye kararlıdır.

1980 yılının haziran ayında Okul Radyosu kurularak, o devir için büyük bir atılım yapmıştı. 1994 yılında ise Bilgi-işlem merkezi kurularak, çağdaş bilimin tüm olanaklarından yararlanmak için girişimlerde bulunuyor. Okula tekrar eski parlak devirlerini yaşatmak için çaba harcanıyor. Yıllardır yığılmış kalmış kitapları ve kütüphanesi düzenlenerek, son derece modern bir hale getirildi. 124 yıllık tarihinin anılarını ise, Bursa’nın en geniş ve en büyük okul müzesinde sergilenmektedir. Tıpkı Erkek Lisesi marşında olduğu gibi: 

“İçimizde parıldar

Vatan, millet sevgisi

Örnektir okullara

Bursa Erkek Lisesi”

Bursa kültüründe Erkek Lisesi koca bir çınar... Erkek Lisesi çınarı, yıllar geçtikçe yaşlanıp güçsüzleşmemiş, kocaman dallarıyla tüm Bursa’yı kuşatan, kültürü ile bir meşale gibi aydınlatıyor.