Belirsizlik içerisinde umut dünyası


Belirsizlik içerisinde umut dünyası



Milli Eğitim Bakanlığından yapılan son açıklama da sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının devam edeceğine yönelik bir görüş bildirilirken, mülakat sistemin de  objektiflik temelinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yapılacağına dair bilgiler  kamuoyu ile paylaşıldı.

Yüz binlerce öğretmen olarak atanmayı bekleyen adaylar açısından bu açıklamaların çok tatmin edici olduğunu düşünmüyorum. Bakanlığın bu konu ile ilgili geçici çözümleri bir kenara bırakarak güven tazeleyici süreçleri hayata geçirmesi her kesim tarafından bir beklenti düzeyi yaratmıştır.

Bir komisyon veya kişiye yönelik seçim sürecinin dışında bilgiyi, analiz ve sentezlemeyi ölçümleyen, ehliyet-liyakat ve sadakat felsefesine bağlı bir atama sistemi getirilmelidir. Mülakat sistemi ile yapılan atamalardan eğitim ile ilgilenen bir çok sivil toplum örgütü de rahatsızlıklarını kamuoyu ile paylaşmışlardır.

Üniversitelerde  akademik kadro ve öğretim elemanı alımlarında  ALES puanını ön plana çıkaran ve lisans ortalamasının hesaplamaya katılarak, yazılı sınava girecek adayların  listeleri ilan edilmektedir.

Daha sonra alım yapılacak alana ilişkin jüri tarafından yazılı bilim sınavı gerçekleştirilerek, asil kazanan ve yedek adaylar belirlenmektedir. Mülakat sistemi burada kaldırılmış ve objektiflik esası getirilmiştir.

Oysa ki daha önceki alım süreçlerinde  ALES puanı çok yüksek olan, lisans ortalaması hatırı sayılır derecede iyi ve bilim sınavını yüksek başarıyla tamamlayan bir adayın mülakattan çok düşük bir puan alarak arka sıralarda kalması en büyük düşünce unsurunu beraberinde getirmekteydi.

Şuan mülakat sınavının kaldırılması bu tarz alımlarda objektiflik açısından müthiş bir yeniden yapılanmadır. ALES puanı iyi olan ve lisans ortalamasına güvenen ve kendi alanında bilim sınavını başarıyla geçenler kadroyu hak etmektelerdir. Bundan sonraki süreçte kişiye özgü  gelişim ve güvenlik soruşturmalarının yapılması  ve devletimizin ilgili kurumlarının onayı ile göreve başlamaları ve atama işlemleri gerçekleşmektedir.

Akademik kadro alımlarında yapılan bu süreç ve farklı versiyonları öğretmen ve diğer kamuda memur alımları için uygulanabilir. Bu konuda profesyonel eğitim ve öğretim hizmeti veren kuruluşlarda ikilem içerisinde kalmışlardır. KPSS’ye hazırlık yapmak isteyen adayların bu kadar belirsizlik içerisinde kafası karışıkken bir sınava hazırlanma motivasyonu da istenilen düzeyde olamayacaktır.

Kamu kurumları içerisinde atamalar ve rotasyonlar  gerçekleştirilirken adama göre iş mantığından çıkıp işe göre adam mantığını ve basit bir denklemi artık politika haline getirmeliyiz. Devlette duygusallıktan ve partizanlıktan ziyade o işi hak eden vatana millete yüksek yararı sağlayabilecek, milli iradeyi sahiplenen  ve sadece  kendisini o işi doğru düzgün ve dürüst şekilde yapabilecek kişiler seçilmelidir ve önleri de açılmalıdır. Belki bu beklentiler şuan için ütopik gibi gözükse de tarafsızlığın ve kutuplaşmanın önlenmesi bu şekilde oluşabilir.

Bir gruba veya zümreye bağlı  olmak yerine vatana, millete ve devlet  hizmetine bağlılık esas olmalıdır. Cumhurbaşkanımızın önemli bir ifadesinden yola çıkarak statüler ve konumlar önemli olamamakla beraber halkın hizmetkarı  olmak ve çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak herkesin gayesi olmalıdır.