Bana Ne Cumhuriyeti!


Size çok uzaklardaki bir ülkeden bahsedeceğim, adı “Bana Ne Cumhuriyeti”. Aman deyim başka bir ülkeyle karıştırmayın. Hoş bu dünyada bir eşi ve benzeri olmadığı için isteseniz de karıştıramazsınız ya… Neyse ben yine de baştan tembih edeyim istedim.



Bana Ne Cumhuriyeti’nde kültür farklı, anlayış farklı, başarının kriterleri bunlardan da farklıdır. Siyasi farkındalıklarının eşi benzeri olmayan bu ülkeyi anlamak için orada yaşamanız lazım ama elbette bu mümkün değil. O yüzden ancak benim anlattıklarımla yetineceksiniz.

Bu ülkede farklı farklı ideolojilere sahip siyasi partiler var. Diyeceksiniz ki burada da var.

Aynı şey değil bekleyin hele.

Bu siyasi partilerin tümü halk oylaması için seçime katılırlar. Diyeceksiniz ki buradakiler de aynı.

Bu siyasi partilerin tümü halka farklı vaatlerde bulunurlar. Diyeceksiniz ki buradakiler de bulunur.

Ama bu ülkedeki partilerin tümü ilginçtir ki ana muhalefet partisi olmak için yarışırlar. Bu ülkede aslolan ana muhalefet olabilmektir. Olunca da kırk gün kırk gece kutlamalar yapılır burada… Ana muhalefet olmak için partiler adeta birbirlerine girerler. İktidar olmak hedef bile değildir. Hele ki başarı kriteri hiç değildir. Buradaki partiler kadirşinastır, yani kıymet bilirler. Seçildiler ya daha fazlasında gözleri yoktur. Bu ülkenin halkı der ki “hadi biriniz giyin şu ateşten gömleği de kurun hükümeti!” Hepsinin tavrı aynıdır. Ağız birliği yapmış gibi her biri  “Bana ne, bana ne” der. Adı da buradan gelir bu ülkenin. Ateşten gömlek dediklerine de bakmayın siz, kastettikleri aslında başbakanlık koltuğudur ama burada hesap sormak vermekten tatlı gelir insana. O yüzden kimse oturmak istemez o koltuğa…

Bu ülke farklı demiştim de inanmamıştınız bana. Artık diyebilir misiniz ki buradakiler de aynı?

Cevabınızı duyabilmem için benimle her zamanki gibi iletişimde kalın, sevgiyle kalın.