Bana güvenebilirsin...


Bana güvenebilirsin...



Yeni nesil lider adayları artık bizden çok daha farklı düşünüyor.
Geçenlerde bir iş ortamında; babasının koltuğuna aday bir delikanlı ile konuşuyoruz..
Derya deniz delikanlıya bu konuştuklarımı EKOHABER'e yazayım mı diye soruyorum. 'Yaz ama lütfen adımı geçme, çünkü babam gibi düşünmüyorum, üzülür' diyor.
Çiçeği burnunda yönetici iki yabancı dili su gibi bilen ve yurt dışında işletme eğitimi almış genç adam, neler diyor neler…
Ben de ağzı açık bir şekilde dinliyorum…
'Artık dünya globalleşti, özellikle iletişim sektörü ve teknoloji çok süratli bir şekilde ilerliyor.
Babam işleri mütevazi bir dükkandan dünyaya mal satar hale getirmiş ve çok büyütmüş ama dışa bağımlı bir teknoloji ile dünyaya mal satmaya çalışıyoruz.
Şu anda çok düşük kâr ile mücadele ederek işleri götürmeye çalışıyoruz ama…
Tekstil artık çok rekabetçi eski ve geleneksel yöntemler ile bu işi sürekli götüremeyiz.
Yenilikçi olmalıyız her şeyi göze almalıyız bakın ne diyeceğim;
Artık rakiplerimize düşman gözü ile değil meslektaş gözü ile bakmalıyız, gerekirse rakiplerimiz ile bir araya gelerek ortak projeler üretmeliyiz. Geleneksel iş modelleri ortadan kalkıyor artık, bir gecede her an her şey değişebiliyor, yeni teknolojiler ile.
Yani geleneksel liderlik kavramı bile ortadan kalkıyor devir artık sizin devrininiz değil Endüstri 4.0 denilen bir şey konuşuluyor.
Liderlik artık tepeden inme babadan oğula yöntemi ile gitmiyor…
Aşağıdan yukarıya giden bir sistemin olması gerekiyor, üretimden çalışandan tabandan başlıyor sistemler.
Dolayısı ile liderlik patron kavramı da ortadan kalkması gerekiyor.
Kim şirketi iyi yönetebiliyorsa lider o; dolayısı ile sürecin belirleyici olması gerekiyor liderliği.'
Peki işi devralmaya hazır mısın? 'Bu söylediklerimle babamla çelişiyoruz maalesef, ama okuyun ve araştırın bütün dünya böyle.
Sizler adım adım yaşadınız süreci ve bize kendi sisteminize göre büyüttüğünüz bir dev bıraktınız ve diyorsunuz ki, bununla gel baş et.
Bütün kararları siz verdiniz ve patronluk ile liderliği karıştırdınız, profesyonelliği asla düşünmediniz…
Peki nasıl olacak böyle…'
Ağzım açık kaldı ne diyeceğimi bilemedim, henüz 28 yaşında olan genç adam kafamdan geçen fakat bir türlü toparlayamadığım bir çok noktaya değindi.
Çözüm ile ilgili yöntemlerden bahsetti yenilikçiliği bize bırakın diye de ısrar etti!
Bir ara moralim bozuldu dinlerken, çünkü bu delikanlı başarılı da olabilir, hani rakipleri ile iş birliği pek yatmadı kafama ama çok dikkatli olması gerektiğini de kendisine anlattım ve tecrübeyi ve işletmeyi bu günlere getiren babasının yaptıklarını ve nasıl ayakta kalmakta ve başarılı olduğunu bir kez daha düşünmesini söyledim.
Bilinçli, bilgili, yenilikçi, kararlı, mütevazi ve öğrenmiş olduğu yabancı diller sayesinde derya deniz bilgi dolu.
Tecrübe yok, ama her şeye rağmen gençler bizden her açıdan faklı düşünüyor.
Her şeye rağmen….
Tebrikler genç adam yolun açık olsun ama benden sana klasik bir tavsiye...
Her adımını atarken dikkatli ol ve yapacağın işlerini doğruluğuna emin ol.
Ve eğer bir fikrin var ise ve onu hayata geçirmek istiyorsan en çok kendine güven ve çok ama çok dikkatli ol.
'Olurum ve verilen işerde de oluyorum zaten, ama konuştuklarımız aramızda kalacak söz mü..'
Bana güvenebilirsin…
Saygılarımla.
Not: Sevgili Ekohaber okuyucuları fuar ve iş seyehatleri yoğunluğum nedeni ile iki hafta yazamayacağım.