Aynı nakarat


Bursaspor Göztepe karşılaşması ile ilgili söylenecek tek şey belki de, “Bursaspor ,İzmir deplasmanından tahmin edilebilecek bir oyun ve neticeyle döndü” olurdu



Sezon başından beri iyi mücadele eden, rakibe oyun anlamında boyun eğmeyen, ama bir o kadar da güzel ve baskılı oynayamayan ve iyi pozisyonlar üretemeyen bir takım izlemeye devam ediyoruz.

Istatistiki yönden bakıldığında, puan ve genel oyun yapısı birbirine yakın olan iki takımın mücadelesinde, beklenen oyunu ve sonucu sürprizsiz bir şekilde izlemiş olduk.

Sahada mücadele ne kadar diri gibi gözükse de, pozisyon azlığı ve oyun kalitesi de bir o kadar düşüktü. Kadro yapısı olarak maalesef hücum etkinliği az olan Bursaspor, taraftarını ne güldürüyor ne de umutlandırıyor, deplasmandan aldığımız bir puanı, lig sonunda kötü rüyalar görmemek adına kar sayıyoruz.

İlk 10-15 dakika baskılı başlayan takımımız ne yazık ki aynı iştahı ve baskıyı genele yayamadı ve dakikalar ilerledikçe oyun çok yavan bir hale geldi. Rakibini boğan, baskı yapan, ataklar geliştiren, rakibi sürekli hataya zorlayan bir oyun anlayışımız yok, sahada Lima haricinde ayağına top geldiğinde heyecanlandığımız başka bir oyuncumuz da yok. Hal böyle olunca oyun sadece orta saha mücadelesi şeklinde başladığı gibi bitti.

Bu sene ligin altı da, üstü de çok keyif vermeyen kalitesiz maçların oynandığı bir lig olarak tarihte yerini silik bir şekilde alacak bence.

Bursaspor olarak, eğer kalitesi üst düzey üç tane oyuncu takviyesi yapacak maddi gücümüz yoksa, yapabileceğimiz en önemli şey, bu sezonu kadro yapılanması ve genç oyuncuları kazanma adına geçiş dönemi olarak doğru değerlendirmek olur

Fazlasını beklemek her zaman bizim için umut olsa da, hayal kırıklığı yaşamamak adına beklentilerimizi minimumda tutup geleceği planlamak gerekiyor.