Ayıkla pirincin taşını!


Sorarım size; Bursaspor ne oynadı Alanya önünde?



Hiç, kocaman bir hiç!..
Ligin hareketli ayaklarına sahip bir takım önünde bu futbol; galibiyete yeter mi?
Tabii ki hayır!
Aslında Alanya maçı tam bir dönüm noktasıydı.
Ya kazanıp, eşiği atlayacaktı.
Ya da kaybederse, kırılacaktı!
Ne yazık ki;
"KIRILMA MAÇI" oldu!..
Dikkat ederseniz, Bursaspor 2 haftadır penaltılar dışında gol atamıyor.
Hücumdaki sıkıntılar malum!
Kanatlar kırık.
Ortalar kara basan!
15'te 6 isabetli şut attığın bir maçta normal golün yok.
Ama Alanya 9 şutta 3 isabetle 3 gol buluyor.
Gerisini sen düşün artık!..

JORQUERA SÜRPRİZİ!

Topçu'nun kadrodaki sürprizi; Chris Jorquera'nın sağ kanatta başlamasıydı!
Eskiden bazı maçlarda Şilili orta sahanın yarım devre falan sağ kanatta oynatıldığını biliyoruz.
Aziz ve önünde Chris ile ilk kez oluşan sağ kulvar hiç işlemedi.
Jorquera'nın sürekli içeriye girdiği anlarda kaybedilen 
toplarda Aziz, rakibin kanat bindirmelerinde 2 adamla burun buruna kaldı.
Merter'in sağ kanat kademesine girmekten iflahı kesildi!
Yani kısaca bu formül tutmadı!
Oysa, iki 6 numaradan biri kulübeye çekilip Jorquera 8 numarada başlasa, Mert Örnek yine sağ kanatta 11'e yazılsa daha iyi olmaz mıydı?
Şilili, devrede soyunma odasında kaldı ve fabrika ayarlarına dönüldü
TEHLİKE HUNİSİNE ATARSAN...
Futbolun ABC'sinde ilk öğretilen şeylerden biridir.
"Defans oyuncusu olarak, atağı uzaklaştırırken, topu ceza sahasının önüne doğru (yani tehlike hunisine) atmayacaksın. Kenarlara doğru atacaksın" denir.
Oysa ilk golde İsmail Konuk ne yaptı?
Topu uzaklaştırmak isterken, ceza sahası ön çizgisine doğru attı.
Topu kapan Sackey de hemen Efecan'a aktardı.
Efecan da Harun'u avladı.
Yani bu temel hata golü getirdi!
Deniz'in yerde kaldığı pozisyonda Omeruo rakibini omzundan tuttu!
Tamam, eyvallah!
Ama gerçek şu ki; her hakem böyle pozisyonlara penaltı vermez!
Galiba devre arasında arayan abileri "ağır penaltı verdin" falan demiş olmalılar ki, 55'te İsmail Konuk'un ayağını uzattığını gören Vagner Love, kendini yere atınca, hakem Ümit Öztürk, "UYDURUK" bir penaltı verip, aklınca işi dengeledi!
İSYAN EDENİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
Bursaspor, kalan 35+5 dk uzatma olmak üzere toplam 40 dakikada geri dönüş için hiç sinyal vermedi!
Ne skora isyan eden vardı!
Ne de canını dişine takıp savaşan bir nefer!
Ligin en çok gol yiyen (46) takımına penaltı dışında gol atamıyorsun.
Tamam, tribünler ceza nedeniyle bir hayli boştu.
Ama Fener maçındaki hırsın 10'da biri falan da yoktu!
Gerçi Mutlu Topçu, 79'da İsmail'in yerine Kubilay ile çift forvete dönüp, 4-1-3-2 sistemine geçti.
Ancak kanatlar işlemeyince, 2 forvete de doğru dürüst orta gelmedi.
Batalla da en formsuz maçlarından birini oynayınca, kaçınılmaz son gerçekleşti.
Bir de Love, uzatmalarda kalesini terk eden Harun'u da geçip sol çaprazdan, hatta neredeyse maratondan(!) vurarak, üzüntüyü skorsal hezimete dönüştürdü!
25 maçta 11. yenilgi...
Mutlu Topçu ile evdeki 3. maçta ilk hüsran...
Milli ara nedeniyle 15 gün hep bu maç konuşulacak!
Hal böyle olunca, taraftarlar da 84'te resmen patladı.
Sert sloganlarla yönetimi istifaya davet ettiler.
Sahadaki bu çileye kim olsa dayanamazdı!
Bu arada;
Maç sabahı Bursasporlu taraftarların kahvaltı verip ağırladığı Alanyalı taraftarlar, yeşil-beyazlı tribünlerin "yönetim istifa" dediği anlarda "Bursa Bursa" diye tempo tutması ilginçti.
Aynı Alanyalılar, 16. dakikada "Bursaspor" diyerek, dostluk adına güzel bir tablo sergiledi.
DERİN BİR DARBE!
Neticede, bu derin darbe, camia adına çok kötü oldu.
Üstündeki takımlar 1'er 3'er puanları toplarken, Bursaspor ivmelenme fırsatını tepti!
Şimdi işin yoksa, ayıkla pirincin taşını!..
Ne acı ki, "sıra takımı" olduk!
Gücün yoksa, seni ne hakemler sallar, ne de TFF...