Aşağı Ayrancı değil, Aşağı Fransa : Yellow Jackets


Doğrusu Fransa'da ki olayları ilk duyduğumda yorumumum şu oldu.



Victor Hugo'nun sefilleri eylemde.

Sanırım geçen Şubat ayıydı.

Yine karman çorman olmuştu Paris...

Nasıl biliriz Fransa'yı..

Champs- Elysées’i de deli gibi alışveriş eden onca insan...

Balzac’ ın aristokratları bildiğini okur, Eyfel’ in hemen altında çimlere uzanıp şarabını açıp deli gibi sevişirler..

Banliyömü? O da ne?

Arka sokaklarda ise malum Hugo’ nun sefilleri...

Sınıflandırdığı, geri plana attığı bu getto neyi hayal eder, neyi yaşar?

Umurunda mı? Asimile edilen bu yaşam biçiminin birikimiyse öfkeyle,şiddetle, alev alev bir Paris’ le ve olağan üstü hal ile sonuç bulmuştu..

Şimdi de Mocranizm'e karşı bir direniş.

Bu kez akaryakıt zamlarıyla başladı büyüdü tüm ülkeye yayıldı.

Herkes kendince yorum yapıyor...

Daha kısa süre öncesine kadar Suudi Prens Salman'la kakari kikiri yapan, G20'de 'bizi dinlemiyorsun" fırçası atan Macron'u kendi halkı niye dinlemiyor?

Üstelik yaygın medyaya göre de Fransız halkının yüzde 84'ünün eylemleri benimsediği söyleniyor...

Bu iç güç mü, dış güç mü, birilerinin ayarı mı bilemem.

Siyaset mühendisliği yapmıyorum.

Ancak 1+1 forumda Alican Tayla'nın saptamaları gerçekten dikkat çekici...

Dediği gibi..

Sarı yelekler hareketiyle sahi bu Fransa, hangi Fransa?

Özetide şöyle Tayla'nın..

Sarı Yelekler hareketinin özü büyük ölçüde taşralı, ortalama kırk yaşlarında, yaklaşık asgari ücretli bir işe sahip, Fransa’daki eski bir tabirle “aşağı Fransa” halkı.

Hareket önemli bir sosyo-ekonomik gerilemeye işaret ediyor.

Prekarya kavramı artık sözleşme güvencesi olan, kalıcı işlere sahip, ortalama asgari ücretle düzenli maaş alan sınıfı da kapsamaya başladı.

Çünkü bardak taştı...

Eylemlere katılan kitlenin arasında aşırı sağ sempatizanları da bulunuyor, bazı durumlarda homofobik sloganlara rastlanıyor. İktidar ve ana-akım medya bu unsurların üzerinde çok durmuş olsa da bunların hareketin tamamına yayılmadığını, ne özünü ne de genelini temsil ettiğini aslında herkes biliyor.

Ve en büyük tepki de Macron'a...

İktidarın ultra-neoliberal icraatlarına ilaveten, muhalif medyanın Roma’da tanrıların efendisi olan Jüpiter lâkabını taktığı Macron’un benzeri görülmemiş kibri ve alt sınıflara karşı küstah tavırları da bardağı dolduran etkenlerden.

Gerçi o politikaları biraz öteliyor ama ne kadar ödün verir yaşayarak göreceğiz..

Söz konusu olan oligarşiye karşı yürütülen bir mücadele. Hükümet şunu çok iyi biliyor.

Geri adım atarsa Fransa halkının gücü karşısında geri adım atmış olacak.

Mesele mazot vergisi değil, Macron yasalarının tamamı!

Bu arada sarı ceketlilerin 30 bin kişinin katılımıyla hazırladığı 42 maddelik çok ciddi talepleri var.

İnsanca talepler..

İlk 5 sırasıda şöyle..

Sıfır evsiz: ACİL.

Gelir vergisi daha kademeli olsun.

Asgari ücret net 1300 avro olsun. [Halihazırda net asgari ücret yaklaşık 1150 avro.]

Köylerde ve şehir merkezlerinde küçük esnaf korunsun. (Şehir merkezlerinin etrafında küçük ölçekli ticareti yok eden dev alışveriş merkezi inşaatlarına son verilsin) + şehir merkezlerinde bedava otoparklar kurulsun.

Konutlar için büyük bir ısı yalıtımı projesi (vatandaşa da tasarruf yaptıran bir ekoloji uygulaması)

Yarın gündeme dair bir terslik olmazsa Tayla'nın 42 maddelik talep listesinin çevirisini de paylaşacağım.