Anlatmaya gerek yok


Her şey ortada anlatmaya gerek, yok görüyorsunuz.



Göreve geldiğinde 300 milyon olan kulübün borcunu “1 sene içinde 150 milyona indireceğim, indirmezsem görevi bırakırım” sözünü verip, borcu 450 milyona çıkardıklarını; ama söz verdikleri gibi görevi bırakmadıklarını,

Kulüpte yaşanan yolsuzluk ve diğer pek çok can sıkıcı olay bildirilmesine rağmen, çözmek yerine üzerini kapatmaya çalıştıklarını,

Kulübü soyup soğana çeviren menajerlerle çalışmayacağız dedikleri halde yine aynı kişiler veya uzantılarıyla çalıştıklarını,

Kendi şirketlerinde asla yapmayacakları şekilde ehil olmayanları kulüpte en önemli noktalara getirdiklerini, futbolcu transferi yaptırdıklarını,

Tüzükte yazmasına rağmen, birileri istediği gibi at oynatamayacak diye sportif direktör getirmediklerini,

Federasyonun abartılı cezalarına karşı kulübün hakkını gerektiği gibi savunamadıklarını,

Söz vermelerine rağmen, kulüpte kurumsallaşma adına hiçbir adım atamadıklarını,

Stat isim hakkı için “çeşitli firmalarla görüşüyoruz” açıklamasını sürekli yapıp hiçbir sonuç elde edemediklerini,

Kulüp personel sayısını düşürecekleri sözü vermelerini; ama buna işini doğru yapan kişilerden başladıklarını,

Defalarca “şu projeden bu projeden 150 milyon gelecek” diye kamuoyuna açıklama yapmalarına rağmen bunu başaramadıklarını,

Bursaspor Lisesi, Koleji sözlerine rağmen ortada bir şey olmadığını,

“Benzinlik sayısını artıracağız” demelerine rağmen yapamadıklarını,

Kulübe işinin ehli olmayan kişileri sırf bazı yöneticilerin tanıdıkları diye işe aldıklarını,

Futbolcu, amatör branşlar ve personel ödemelerini sürekli geciktirdiklerini,

Amatör branşları kaderine terk ettiklerini, ellerinden gelse kapatacaklarını,

Altyapıyı ürün vermez hale getirdiklerini,

Yeşil Bursa’yı küme düşürdüklerini,

Stadta taraftarı rahatsız eden, çözümü basit sorunlara duyarsız kaldıklarını, stattaki hibrit çim için dahi ehil olmayan bir firmayla anlaştıklarını, bakımını da yapamadıklarını,

Hatalı transferlerle kulübü en az 100 milyon zarara soktuklarını, ‘O hatalı icraatları nedeniyle’ vermek zorunda kaldıkları parayı sürekli kafaya kaktıklarını,

Verdikleri para nedeniyle kulübe ambargo koyabileceklerini sanıp, “Şu kadar parası olan varsa gelsin” diyebilme cüretinde olduklarını,

Şeffalık sözü verip tam tersi kulübe kalın duvarlar ördüklerini,

Yanlışlarını anlatanları, uyaranları kesinlikle dinlemeyip özellikle transferdeki yanlışlarına ısrarla devam ettiklerini,

Takım kötü gittiği ve müdahaleye ihtiyacı olduğu halde, kıllarını kıpırdatmadıklarını,

Tüm hataların sonucu olarak şampiyon kulübü iki senedir küme düşmeme mücadelesine soktuklarını, borçlandırıp batağa sürüklediklerini

Şampiyon kulübü amatör bir semt kulübü gibi yönettiklerini,

Bir dediklerini bir dediklerini tutmayıp, oturduğu makamın ağırlığını kaldıramadıklarını,

Şehre en ufak bir umut ışığı veremedikleri için destek alamadıklarını; ama suçu kendilerinde aramayıp sürekli şikayet ettiklerini,

Tüm bu icraatlarıyla kulübün marka değerini düşürüp sıradanlaştırarak yüzbinlerce taraftarı üzdüklerini ve futboldan soğuttuklarını,

Tüm bu mikemmel başarılarına! rağmen aday olmayı ciddi ciddi düşündüklerini

Anlatmaya gerek yok görüyorsunuz.