Aktaş ile Büyükşehir'de taşlar yerinden oynuyor


Aktaş ile Büyükşehir'de taşlar yerinden oynuyor



Artık yeni bir dönem başladı.

Bu hem siyasal strateji, hem de kadrolar adına çok farklı.

Bursa Büyükşehir'de başlayan 2. İnegöl devri ya da devrimini çok yönlü okumalı.

Alinur Aktaş, 3 dönemdir İnegöl'de son düzlükteydi.

Şu an için 17 ay gibi görünse de, sonrası için uygulayacağı politikalar ve tutumla siyaseten önünün daha da açılacağını düşünüyorum.

Açacak olan da, kapayacak da kendisidir.

Ama kısır çekişmelere, senin-benim adamım hırsı söz konusu olursa kaybeder.

Olur da Cumhurbaşkanı İstanbul, Ankara, İzmir gibi seçimin kaderini etkileyen illere kabinede yer alan kurmaylarıyla devam kararı alırsa buna Bursa da dahil olabilir.

Şu anda da zaten göreve gelen isimler verilen sorumlulukla hareket edeceklerdir.

Erdoğan yereli kaybederse, genelde büyük sancı yaşar.

Bu risk var mı?

Kesinlikle var, bakın anketlere görürsünüz.

Beraberinde MHP ittifakı sürse bile oyların bir bölümünü İyi Parti'ye kaptıran MHP yetmeyecektir.

Sonuçta bu süreçte toplum hafızasında yer edecek akıllı hamlelere ihtiyaç var.

Mesela Bursa'daki su ve ulaşım indirimi hamlesi. Toplumun en önemli iki tüketim maddelerinden biriyle başlıyor Aktaş.

Suya yüzde 11'lik indirimden söz ediliyor.

Ve ulaşım ki…

Son dönemlerde şehir trafiği, hani çıkmaya gör, düşmeye gör misali.

Evet, toplu ulaşım, raylı sistem çok önemli katkılarda yetmiyor, kesmiyor.

Yağmur yağsa, şimşek çaksa, okul servisleri dolaşsa geçmiş olsun. Hem cebe, hem sinirlere zarar.

Başkanın da söylediği gibi 3P’yi doğru çözerse, yani para, personel ve proje yönetimini, şehir nefes alabilir. Tabi içeriden, bürokrasiden de gol yememeli.

Zaten o hamlelerde yapılıyor. Başkan hepsini çok net uyardı.

Belediye şirketleri, daire müdürlerine ilişkin bir süre sonra yapı şekillenir.

Elbet Aktaş da güvendiği adamlarıyla hareket edecektir.

Ancak para stratejilerinde iyi yönetim şart.

Bundan sonraki dönemde kime, nereye, nasıl harcanacağı konusunda daha sıkı bir takip uygulanacak.

İçerilerde 'krallık' ilan edilmesinin ve çiftlik kültürünün önüne geçilecek.

Hiç kimse ulaşılamaz olmamalı.

Daire müdürlerine ve yöneticilere çok net 'araç' uyarısı yapıldı.

Bundan böyle herkes işine kendi imkanlarıyla gidecek, kendi aracını kullanacak.

Belediye araçlarıysa sadece iş zamanı işin olduğu yerde…

Bir diğer hamle de lüks makam aracına ilişkin iptal kararı.

Şu anda tüm uygulamalar, kararlar, harcamalar çok yönlü inceleniyor...

Yeni bir planlamayla da süreç devam edecek.

Bu arada şunu da hatırlatmalı:

Dedi-kodu kültürü derinden derinden işlese, kulisler yapsa da şehrin belediye başkanı değişirken, a,b,c şirketlerinde, dairelerde yönetimlerin yeniden belirlenecek olmasını da kimse yadırgamasın. Ben de bir yeri yönetecek olsam sil baştan yaparım, stratejilere göre de tavrımı koyarım.

Her insanın kendine özgü bir çalışma yolu, yöntemi, iş yapma biçimi vardır. Farklı kişiler aynı işi başarılı bir şekilde yaptıklarında kendilerine özel bir yol izlerler ve sonuca ulaşırlar.

Yiğit ve yoğurt hikayesi yani.

Büyükşehir'de yerinden oynayan taşları da böyle okumalı…