Acıyı yaşayan, yaşadığıyla mı kalacak?


Türkiye, pazar günü yapılan seçimin sonuçlarıyla yeni bir sürece girdi. Parlamentondaki sandalye dağılımının adilane olması, 13 yıllık AKP iktidarı döneminde yaşanan hukuksuzlukların da hesabının sorulması umudunu doğurdu.



Siyaset ve dolayısıyla devlette devr-i sabık yaratmanın zorunluluğunu savunurum her zaman. Yanlış yapandan, hukuku, yasayı, anayasayı çiğneyenden hesap sorulmalı ki, toplumdaki “her gelen aynısını yapıyor, devran böyle dönüyor” anlayışı yok olsun, “Adalet mülkün (devletin) temelidir” anlayışı yerleşsin…

AKP iktidarları döneminde yaşanan hukuksuzlukların acısını elbette Ergenekon, Balyoz ve bilumum operasyonlarla, sözde “sivil darbeci” suçlamasıyla Silivri zindanına tıkılanlar ve aileleri yaşadı. AKP ile boy veren paralel devlet, ne zaman ki kendi içinde güç savaşına girdi, o zaman mağdurlara “pardon” denildi.

Fakat hiç kıymet-i harbiyesi yok “pardon”un… Acıları çeken çektiğiyle kaldı. İşte pazar günü yapılan seçimin parlamentoya yansıması, hukuksuzluk mağdurlarının yüreğine kısmen de olsa su serpecek ortamı yarattı. Tabii ki meclis aritmetiğinde yer alan partiler, bu konuda adım atarsa, atmaya fırsat bulabilirse!

Açıkçası umutlu değilim hesap sorulacağından… Umutsuzluğum şundan: Daha seçim gecesi resmi olmasa da kesin sonuçlar alınır alınmaz erken seçimin gündeme getirilmesi, bu umutsuzluğu yaratan…

Seçmenin, sözbirliği etmişçesine “İşte bizim renklerimiz böyle. Bu renklerin herhangi biri solmaksızın bir arada olmasını, ülkenin refah düzeyinin artırılmasını sağlayacak olan sizlersiniz. Bir araya gelin, uzlaşın ve bu ülkeyi birlikte yönetin” demek istediğini anlamak, kabullenmek ve bu yolda çaba sarf etmek çok mu zordur?

Birileri, “Eyvah koalisyon geldi, yandık, bittik. Bilmem kaç sene belimizi doğrulatamayız” diyedursun… Onların amaçları belli… Pekala bu ülke koalisyon hükümetiyle de yönetilebilir. Tek başına iktidarın faydasından daha çok fayda sağlayabilir. Yeter ki birbirimize karşı yok olan güveni yeniden sağlayalım. Güvenin temelinin de şeffaflık ve denetime açıklık olduğunu unutmayalım.