Enes Ünal ve bir golcü daha...


1995 İntertoto Kupası'nda Ada'da Wimbledon'a gol atan baban Mesut Ünal gibi, inşallah sen de en kısa zamanda gollerini sıralarsın. Sahi, bu arada gollerinden sonra Timsah yürüyüşünü de İngilizlere ezberletmeyi sakın unutma.



Bugün golcülerden bahsetmek istiyorum...

Bursaspor'da; 2004'te yaşanan hüsrandan sonra 2010'da gelen tarihi şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi'nde oynama başarısı, o dönem şöyle özetlenmişti:

-Macunköy'den Old Trafford'a...

Yeşil-beyazlı kulüp, Manchester United'ı, Valencia'yı Bursaspor taraftarına izletti.

Aradan 5 sene geçtikten sonra bu kez 18 yaşındaki golcü Enes Ünal, Manchester'ın diğer dev kulübü City ile anlaştı ve kamp için Ada'ya gidiyor.

A Milli genç forvet, kariyerinde çok önemli bir sayfa açtı.

Dile kolay;

-Vakıfköy'den Manchester City'ye...

ÇITAYI ZİRVEYE KOYDU

Yüreği de yüzü gibi güzel olan "baby face" Enes, arkasından gelecek yeni genç yeteneklerin ufkunu açtı, onlara çıtayı en yükseğe koymak gerektiğini gösterdi.

Son dönemde özel derslerle İngilizcesini geliştiren Ünal, hatta tutkunu olduğu kitapların İngilizce baskılarını da okumaya başlamış.

Bir gözlemini paylaşayım:

Geride kalan sezonda Yenişehir'den uçakla deplasmanlara giderken dikkatimi çekmiştir hep.

Uçağa binmeyi beklerken Enes'in elinde "Manager" kitabı vardı. İngiltere'deki 'menajer' olarak adlandırılan Mourinho, Alex Ferguson gibi ünlü teknik adamların anlatıldığı kitabı uçakta da elinden hiç düşürmedi Enes Ünal...

Zaten artık herkes çok iyi biliyor genç forvetin nasıl bir kitap kurdu olduğunu...

Özetle;

Bilinçli olmak, kendine yatırım yapmak, vizyonunu geniş tutmak çok önemli...

Ne diyelim; Allah gözümüzün nuru, babadan Bursasporlu Enes Ünal kardeşimizin yolunu ve bahtını açık eylesin.

Değerli kardeşim;

Muhtemelen Avrupa'da bir takıma  kiralanacaksın ve orada deneyim ve özgüven kazanacaksın.

Özgüvenin zaten var da, biz buna Avrupa özgüveni desek daha iyi olacak.

TİMSAH YÜRÜYÜŞÜNÜ EZBERLET

Enes kardeş;

1995 İntertoto Kupası'nda Ada'da Wimbledon'a gol atan baban Mesut Ünal gibi, inşallah sen de en kısa zamanda gollerini sıralarsın.

Sahi, bu arada gollerinden sonra Timsah yürüyüşünü de İngilizlere ezberletmeyi sakın unutma.

Hem böylece Teksas'a da selam çakmış olursun.

Biz gazeteciler, lejyonerlerin haberlerini yazmayı severiz.

Mesela;

-Nihat Kahveci R.Sociedad'ta 2 gol ve 1 asistle büyüledi.

-Tugay Kerimoğlu İskoçya'da yine rekor kırdı.

Haberlerini yazdık hep...

EN GENÇ LEJYONER

Hatta Oyak Renault'da Antrenörler İsmail Doğrutekin ve Mete Babaoğlu tarafından Yalova'da bulunup keşfedilen, sonra da Tofaş'ın efsane şampiyon kadrosunda oynayan Mehmet Okur'un NBA heyecanını daha bir coşkuyla yansıttık.

Bizim Mehmet oldu Memo...

"Memo 16 sayı, 11 ribaundla "double-double" yaptı." gibi...

İşte Enes de gollerini atıp, asistlerini yaptıkça, biz de en genç lejyonerimizi zevkle yazacağız.

Yolun açık olsun Enes kardeşim.

NECİD TAMAM AMA...

Timsah, Çek milli forvet Tomas Necid'i renklerine bağladı.

Eyvallah...

Marco Matias da transfer edilmek isteniyor...

Buna da eyvallah...

Ancak;

Fernandao ve Enes'in gittiği bu ortamda Necid'e alternatif olabilecek ve yedek oturmayı sorun etmeyecek bir forvetin de alınması gerektiğine inanıyorum.

Tabii ki, Bakambu da gerekirse santrfor pozisyonunda oynar ve ileri uçta Necid ile ikili forvet olarak forma giyebilir.

Ama unutmamalı ki, bunun sakatlığı var, cezası var...

Lig uzun bir maraton...

YEDEK GOLCÜ ŞART

Allah korusun, Necid ile Bakambu aynı anda ceza aldı veya sakatlandı!

O zaman ne olacak?

Hadi diyelim, Portekizli kanat oyuncusu Matias da alındı ve o dönemde forvette oynatıldı.

Peki, ya kanatlar nasıl olacak?

Volkan Şen var, tamam da...

Aydın Karabulut, Ozan İpek ve Oğuzhan Aynaoğlu henüz birer soru işareti?!

Onun için, genç ve potansiyelli bir yedek santrfor alınması gerektiğini düşünüyorum.

Mutlaka Ertuğrul Sağlam da bunları planlıyordur.

Bursaspor'un o meşhur "gerçekleri" malum olsa da, şartlar biraz zorlanarak, yerli veya yabancı bir golcü alınırsa, işte o zaman takımın en önemli yedek parçası da tamamlanmış olur!

Sizce de öyle değil mi?