Fettah Can ile dobra dobra

11 Mart Cumartesi gecesi Bursa Suare'de gerçekleşecek konseri öncesi Bursalı ünlü sanatçı Fettah Can ile müzik hayatını, Bursa'yı ve geleceğe dair planlarını bursa.com takipçileri için konuştuk. Bir çok şarkının söz ve bestesini yapan ünlü sanatçı, sorularımızı içtenlikle cevapladı:

Fettah Can ile dobra dobra
- A +

Bursa doğumlu olduğunuzu ve çocukluğunuzu İnegöl’de geçirmiş olduğunuzu biliyoruz. Hatta babanız Bursa’mızın geleneksel zanaatlarından bıçakçılıkla uğraşıyor. Bursa ile irtibatınız halen devam ediyor mu? Özel hayatınızda Bursa’ya sık sık gelip gider misiniz?

-Bursa Zafer mahallesinde büyüdüm. Dedem İnegöl’de yaşadığı için çocukluğumda çok sık Bursa’dan İnegöl’e gelip giderdim. Annem, babam, kardeşlerim, akrabalarım, çocukluk arkadaşlarım ve en yakın dostlarım Bursa’da. Bu şehre gelmemem zaten mümkün değil.

Genç yaşlardan beri müziğin içindesiniz, 18 senedir besteci ve söz yazarı olarak bu sektörün aranan isimlerindensiniz. Ailenizde başka sanatçı var mı, müziğe ve sanata başlangıcınız nasıl oldu?

-Babam çok meraklıydı müziğe. Armut dibine düşer misali, zaten müziğin içinde büyüdüm. Açıkçası ilk başlarda pek gönüllü değildim ancak başladıktan sonra hayatımı tamamen müziğe adadım.

Müzisyen olarak örnek aldığınız ya da esinlendiğiniz birileri var mı?

-Elbette etkilendiğim, ufkumu açan çok değerli müzisyenler var. Buraya sayfalarca yazmamız gerekir.

Kendinizi öncelikle ses sanatçısı(şarkıcı) olarak mı tanımlarsınız, yoksa besteci ve söz yazarı kimliğiniz sizin için daha ön planda diyebilir miyiz?

-Her ikisinin ayrı keyfi var. Kendimi çok şanslı biri olarak görüyorum. İki ayrı lezzeti de bana tattırdığı için tanrıya şükrediyorum.

Ağırlıklı olarak romantik aşk şarkıları yapıyorsunuz. Şarkılarınız, yaşanmışlıkların eseri mi, yoksa hayal gücünüzün mü?

-Aslına bakarsanız popüler müzik kategorisinde değerlendirilebilecek farklı farklı tarzlarda epey şarkı ürettim. Ama kişisel tercihimi soracak olursanız ''melankolik şarkılar söylemeyi ben de çok seviyorum'' diyebilirim. Yazdığım şarkıların içinde muhakkak yaşanmışlıklar var ama tamamen yaşanmışlıkla yazmak da mümkün değil, hayal etmek gerekiyor. Ayrıca çok vakit harcamalısınız. İyi şarkı zaman ister.

2010 yılında Yunan Şarkıcı Giorgos Mazonakis'in Isia Anapoda albümüne 3 beste verdiniz ve albüm Yunanistan’da başta sizin şarkılarınız olmak üzere büyük ilgi gördü. Hatta albüm Yunanistan’da Platin Plak ödüllerine layık görüldü. Yurt dışından besteci kategorisinde böyle bir ödülü ülkemize getiren ilk isimsiniz. Yurt dışı çalışmalarını devam ettirmeyi düşünüyor musunuz?

-Yunanistan’da eserlerimiz çok sevildi ve bu şahane bir şey. Üreten biri olarak yazdıklarınızın başka dilde söylenmesi büyük keyif veriyor. Hala çalışmalara devam ediyoruz. Yakın zamanda Yunanistan’da epey şarkımız seslendirilecek. Bunun müjdesini şimdiden verebilirim.

Halka çok yakın bir sanatçısınız. Bildiğimiz kadarıyla 2012 yılında 36 bin taksici arasında yapılan bir ankette taksi şoförlerinin en çok dinlediği sanatçı olarak gösterildiniz. Hem bu kadar popüler olup, hem de halktan kopmamayı nasıl başarıyorsunuz?

-Elimden geldiğince bu renkli hayatın dışında vakit geçirmeye çalışıyorum. Mümkün olduğu kadar sokakla teması kesmeden ve ülkemde olan biten ne varsa, farkında olarak yaşamaya gayret ediyorum. Samimi olmak için özel bir çabam yok. Ben kendimi bildim bileli aynıyım. Aslına bakarsanız “kendim gibi olmak” dışında bu soruya verilebilecek hiçbir yanıtım yok. Belki de bu yüzden öyledir.

Son albümümüz “Sen En Çok Aşksın” beklentilerinizi karşıladı mı? Halktan geri dönüşümünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Albümünde yakın zamanda başka video klip çalışmaları da olacak mı, aklınızda belirli bir tarih var mı?

-Albüm epey ilgi gördü ve biz bu ilgiden çok memnunuz. Mart sonuna doğru bir klip daha gelecek inşallah. İnancım ve umudum yeni klibimizin de çok sevileceği yönünde.

Günümüzde medyanın ekseni bir değişim yaşıyor. Gençlerin televizyondan daha çok twitter, instagram gibi alanlarda vakit geçirdiğini biliyoruz. Siz de bu alanı oldukça etkin kullanan bir sanatçısınız. Sosyal medyada aktif olmak size bir sanatçı olarak ne gibi avantajlar sağlıyor?

-Sosyal medya insanları daha rahat ve daha hızlı gündemi takip edebilir kılıyor. Ve bir sanatçı olarak daha kolay ulaşılır hale geliyorsunuz.  Bunlar avantajları ancak güzel olduğu kadar sosyal medyanın zararlı yanlarının da olduğunu düşünüyorum. Açıkçası o yüzden ben yavaş yavaş sosyal medyadan uzaklaşmayı planlıyorum. İşin doğrusu sosyal medya, hayattan çok fazla zaman çalıyor.

Zaman zaman Bursa Zaferspor maçlarında taraftarlar olarak sizi görüyoruz. Futbola ilginiz nedir?

-Zaferspor mahallemizin takımı. İlk futbolla buluşma noktam. Bendeki yeri çok ayrıdır.

Bursaspor’un 50.yıl marşını besteleyerek Bursaspor taraftarının gönlüne taht kurdunuz. Yeni Stadımız Timsah Arena’nın açılışında 40 bin kişinin önünde bu marşı seslendirmek nasıl bir duyguydu?

-50.Yıl marşını içimden geldiği bir gün yazdım ve yazar yazmaz da Bursa’dan çocukluk arkadaşlarıma dinlettim. Onlar da çok beğendiler ve hemen paylaştık. Doğup büyüdüğüm şehrimin takımına böyle bir marş yazabildiğim için çok mutluyum. Timsah Arena’nın açılışında taraftarla birlikte muhteşem bir koro olduk. Sağ olsunlar fazlasıyla sahip çıktılar, çok güzel bir duyguydu.

Bursa ve Bursaspor denilince akla ilk gelen sanatçı artık sizsiniz diyebiliriz. İleride Bursaspor ile ilgili başka çalışmalar yapmayı da düşünüyor musunuz?

-Ben bu konularda hesap yapmam. Hissiyat önemli. Zaten samimiyet insanlar tarafından hemen hissediliyor. Yine öyle bir duygu yakalarsam zevkle üreteceğime emin olabilirsiniz.

Cumartesi gecesi Bursalı sevenlerinizle Bursa Suare’de buluşacaksınız?  Bursa.com mikronları aracılığıyla hayranlarınıza bir mesajınız var mı?

-Gelecek olanları şahane bir sahne bekliyor. Anılarımıza, “hep beraber güzel şarkıların söylendiği bir gece bırakalım” diyorum ve tüm Bursalılara sevgilerimi gönderiyorum.

Yorum Ekle