Reklamı AçReklamı Kapat

“Eski plaklarda anılarını arıyorlar”

Nilüfer Ataevler’deki Mavzolos Kültür Sanat Ürünleri, meraklılarını taş plaklar, eski VHS filmler ve piyasada bulunması mümkün olmayan müzik kasetleri ile buluşturuyor.

“Eski plaklarda anılarını arıyorlar”
- A +

Mustafa Emre ÖZGEN / bursa.com

Ataevler’deki Magazin AVM’de hem Bursa’daki, hem de Türkiye’nin dört bir yanındaki koleksiyonerlere hitap eden bir dükkân var; Mavzolos. Plak başta olmak üzere VHS filmler, eski kitaplar ve müzik kasetleri bulunan dükkân, konunun farklı şehirlerdeki meraklılarına internet üzerinden satış yapıyor.

“Plaklarda ve diğer eski ürünlerde insanlar anılarını arıyor” diyen işletme sahibi Cem Demir, “bizler yavaş yaşamı gördük. Şimdi her şey çok hızlı geçiyor. Belki de insanlar tamamen makineleşmek istemiyor” diyor.

“KENDİMİ PLAK, DERGİ, KASET TOPLARKEN BULDUM”

Bize dükkânınızdan bahseder misiniz? Mavzolos nedir? Ne demektir? Burada neler bulunur?

On iki yıl önce elimdeki fazla DVD’leri internet üzerinden satmaya başladım. Talep olduğunu görünce hem satmak hem de arşiv yapmak için DVD toplamaya başladım. Bir anda kendimi plak, dergi, VHS, kaset toplarken buldum. İşler ilerleyince sanal ortamdan dükkâna geçtik. Şu anda Mavzolos’ta 35 bin ürün var. Mavzolos ise kedimin ismiydi. Bizimle 18 yıl yaşadı. Dükkânı açtığımızda hayattaydı. Sert mizaçlı, benden başka kimsenin baş edemeyeceği bir kediydi Mavzolos. İsim, Bodrum’daki Halikarnas Mozelesi’nde mezarı bulunan Kral Mousolos’dan geliyor.

Sizin de arşivciliğe ilginiz var mı?

Arşivciliğe DVD biriktirerek başladım. Türkiye’de yayımlanmamış DVD’lerin peşindeyim. Arşive başladığım dönemde Türkiye’de Ingmar Bergman, Tarkovski, Visconti gibi yönetmenlerin filmleri piyasada yoktu. Saga firması bir dönem bunların baskılarını yaptı ama şimdi onlardan da ses yok. İki yıl önce basılan DVD’ler ortadan kayboluyor. Örneğin herkesin bildiği, Kemal Sunal’ın Kibar Feyzo filmi ne DVD’de ne de başka bir ortamda piyasada yok. Kibar Feyzo bana göre Türk sinema tarihinin en iyi taşlamasıdır. Ayhan Işık ve Zeki Müren filmleri basıldı bir dönem ama onlar da mağaza raflarında sürüklendi ve ortadan kayboldu. Şimdi herkes bunları arıyor. Bizde kadirbilmezlik de var. Bittikten sonra, yok olduktan sonra kıymetini anlıyoruz.

Bu ürünlerin ticaretini yapan ama merakı olmayan çok insan var. Kim ilerliyor? Kendisi de bu kültürü özümsemiş, koleksiyonculuk yapan, kütüphane sahibi insanlar başarılı oluyor. Neyin değerli olduğunu, müşterilerin neyi aradığını biliyorsunuz.

“SATTIĞIMIZ HER ŞEY İKİNCİ EL”

Mavzolos’ta başka neler var?

Burada esas ürünümüz plak. 33 ve 45 devir, yerli ve yabancı plaklar var. 33 devirlik plaklar 8, 10 parça alıyor. Long Play, yani uzun çalar dediğimiz plaklar. 45’likler ise A ve B yüzlerine birer parça alıyor. Plaklardan sonra en çok kasetler ve müzik CD’leri bulunuyor. Buradaki tüm ürünlerin üçte ikisi müzik ürünleri. Kalanı ise VCD, DVD ile VHS ve Beta film kasetleri, kitaplar, posterler, çizgi romanlar, lobi kartları var.

Son dönemde plak konusu çıkmaza girdi. Elinde üç, beş plak olan hazine buldum sanıyor. Şu sıralar temin etmekte zorlanıyoruz. İlkemiz burada satılan her şeyin ikinci el olması. Pikap ve kasetçalarlar var ama onlar da ikinci el. Sıfır ürünler de sattım ama içime sinmedi. Eski cihazları ve onlarla uğraşmayı seviyorum. Elimizde dönemin Sony, Grundig gibi markaların ürünleri var. Sony Japonya’da, Grundig Almanya’da üretiliyordu. Şimdi bu markalar ürünlerini Çin’de yapıyorlar. Bir sürü de oyuncak pikap çıktı. Marketlerde bile pikap satılıyor.

“İNSANLAR ALIŞKANLIKTAN PLAĞA CD DİYOR”

Günümüzde plağa ilgi nasıl?

İlgi var ama bilgi eksikliği de var. Örneğin gramofon ile pikap karıştırılıyor. 33’lük ile 45’lik plaklar karıştırılıyor. Gramofon alıp bu plakları çalabileceğini düşünenler var. İnsanlar plağa alışkanlık nedeniyle CD diyor. Son yılların en büyük kandırmacası ise imitasyon gramofonlar. Kesinlikle taş plak tadı alamıyorsunuz. İnsanlar tamamen makineleşmek istemiyor. Plak dinlemek bilgisayardan dinlemek gibi değil. Plak dinlemek bir ritüel gibidir. Ben şöyle derim, 45lik plakları dostlar arasında dinlersiniz. Koyarsınız arka arkaya parçalar çalar. Bitince yorumlarsınız. Ama 33’lük öyle değildir. Tek başınıza dinlersiniz. Biter, tekrar koyarsınız.

Bir de korsan plak konusu var. Ben dükkâna korsan ürün sokmuyorum ama artık korsan plak, geçmişte, o dönem basılmış korsan plaklar artık legalleşti ve onların da müşterisi var. En eski taş plak firması, Sahibinin Sesi anlamına gelen His Master Voice firmasının (HMV), Türkiye’de Sabahın Sesi olarak korsanı yapıldı. Firma adresine ise “Sahibinin Sesi’nin karşısı” yazmışlar örneğin. Diğer önemli plak firmalarından Columbia “Cumbala”, Odeon “Odaol” olmuş. Bu firmaların plaklarını bastığı önemli sanatçılar da var.

s

Plak konusunda bizim eksiğimiz, arşiv yok. Hiç ummadığımız yerlerden, ummadığımız plaklar çıkıyor. Diskotek.info isimli bir internet sitesi var, o da koleksiyonerlerin desteği ile arşivi oluşturuyor. Türkiye’de basılan plaklarsa şifreleme sistemi de bulunmuyor o yüzden yılını ya da kaçıncı baskı olduğunu öğrenmekte zorlanıyoruz.

“VHS, VCD’DEN DAHA KALİTELİ”

VHS ve Beta filmlerinde meraklıları fazla gibi görünüyor.

VHS’ye ilgi, Beta’ya göre daha fazla. Beta cihazları o kadar yaygın değildi. Bir de VHS kasetleri daha sağlam. Gençliğimde çok VHS kiraladım. Çok film izledik. Aynı şeyi DVD’de de yapmaya çalıştım. Ama DVD hassas olduğu için aynı şekilde olmadı.

Koleksiyon olarak VHS, DVD’den daha popüler. VHS’de baskısı olup da DVD’si olmayan filmler var. VHS cihazları da bulunabiliyor. Kalitesi VCD’den daha iyi. Sonraki yıllarda filmler ikinci dublajı almışlar, insanlar dublajın ilk haliyle filmleri izlemek istiyor.

Dükkânınız Ataevler’de. Şehir merkezinde olmayı düşünmediniz mi?

Merkezde bize benzeyen dükkânlarla karıştırılmak istenmedik. Ayrıca oradaki işletme ve müşteri yapıları bize göre değil. Bizim referansımız ürün. Çevrede pek çok giyim mağazası, çantası var. Birinden beğenmezseniz diğerinden alırsınız. Ama koleksiyonluk bir kaseti başka yerde kolay kolay bulamazsınız. Mavzolos’un internette bulunabilirliğini de arttırdık. Oradan da satışlarımız devam ediyor.

Müşterileriniz kimler? Kimler geliyor?

Bizim 12, 13 yaşında da müşterilerimiz var, orta yaşın üzerinde de müşterilerimiz var. Geçenlerde biri dükkânımızı bulmuş. Plak varmış buraya babamı getireyim dedi. Bir süre sonra 90 yaşlarında, iri bir amca ile torunu geldi. Amca iki yıl önce eşini kaybetmiş. Evi karıştırırken eski bir pikap bulmuş. Biraz kurcalamış. Tamir ettirmişler. Bütün gün evde plak dinliyormuş. O plaklardan yaşam enerjisi alıyormuş. Bir sürü plak dinledi burada. Aralarından seçti, beş, altı plak ayırdı. Ayırdıkları da önemli plaklardı. Fiyat yüksek tutunca çok kızdı. Elinde bastonu vardı onu kaldırıp “ne diyorsun sen bu kadar olur mu” dedi. Biz şaşırdık tabi. Amcayı dışarı çıkarttılar. Sonra torunu geldi, pazarlık yaptık, plakları verdik. Amca sakinleşince tekrar geldi. Gözleri dolu dolu anılarını anlattı bize.

Bizler yavaş yaşamayı kısmen gördük. Çocukluğumuzda dışarı çıkardık, akşama kadar top oynardık, ağaca çıkardık. Televizyon bile yoktu doğru dürüst. Sekizde başlar on birde kapanırdı. Şimdi öyle değil. Hayatın yavaş akışı özleniyor. İnsanlar plaklarda ve bu eski ürünlerde anılarını arıyorlar.

Yorum Ekle