Reklamı AçReklamı Kapat

"Bursa'da deprem ciddiye alınmalı"

Bursa'da meydana gelebilecek büyük depremin eli kulağında diyen Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Başkanı Engin Er, bursa.com'a yaptığı özel açıklamada, şehirleşmede aktif fay hatlarının mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi.

"Bursa'da deprem ciddiye alınmalı"
- A +

Mustafa Emre ÖZGEN - Birsen PINAR / bursa.com

17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan büyük felaketten sonra deprem Türkiye gündeminden hiç çıkmadı. Herkes İstanbul'da gerçekleşecek depreme odaklanmış durumda. Fakat Bursa, Kuzey Anadolu fay hattının üç aktif kolu tarafından çevrilmiş, her geçen gün daha da büyüyen bir kent olarak deprem tehlikesi ile ciddi olarak karşı karşıya.

Jeoloji Mühendisi Engin Er, 1855 yılındaki büyük depremden bu yana herhangi bir ciddi hareketlilik görülmeyen kentimizde, deprem konusunun ciddiye alınması gerektiğini söylüyor. Sadece fay hatlarının değil zemin özelliklerinin de dikkate alınmasının önemine değinen Er, geçmişte meyve bahçeleri olan arazilerin şimdi yerleşim yeri olduğuna dikkat çekiyor.

Deprem Bursa için ne ifade ediyor? Kentimizdeki deprem riskinin boyutları nedir?

Bursa depremsellikten en fazla etkilenecek ilk üç şehirden biri. Bu doğa olayı kentimiz için afet, çok fazla can ve mal kaybı anlamına geliyor. 1855 yılında gerçekleşen ve halk arasında küçük kıyamet olarak bilinen Bursa depremini aklımızdan çıkarmamalıyız. Uludağ'ın yamaçlarına kurulu, şimdiki yerleşim yerlerinde elma ve şeftali bahçelerinin olduğu, en fazla iki katlı binaların bulunduğu Bursa'da o dönem binin üzerinde insan hayatını kaybetmiş. Ulucami'nin yirmi kubbesinden on altısı yıkılmış. Osmangazi ve Orhangazi türbeleri büyük hasar görmüş ve yeniden yapılmış.

O dönemden günümüze zeminde sıvılaşma olan bölgelerde yapılaşmaya gidildi. Şimdi o şeftali bahçelerinin yerinde binalar var. Üstelik binaların %65'inin mühendislik hizmeti almadığını da düşünürsek depremin Bursa için ne ifade ettiği ortaya çıkıyor. Kentimizde depremsellik ciddiye alınmamıştır. Arazi araştırmaları yapılmamıştır. Bursa'da 150 ile 180 yıl arasında büyük depremin tekrarladığını görüyoruz. Maalesef büyük depremin eli kulağındadır.

Maden Tetkik Arama Kurulu, 2013 yılında yayınladığı aktif fay hatları haritasından sonra, Bursa depremsellik açısından dikkat edilmesi gereken bir kenttir dedi. Bursa bu konuda masaya yatırılmalı, bütüncül bir plan yapılmalı, bu plan ile Bursa depremselliğe karşı hazırlanmalı.

Fay yapısı açısından Bursa'yı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bahsettiğimiz Aktif Fay Hatları haritasına göre Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın üç aktif kolu görünüyor.  Kuzey Kolu Marmara Denizi'nden geçer. Burada olabilecek bir depremde Bursa etkilenecektir. İkincisi orta kolu. Yenişehir'den başlayıp İznik Gölü'nden devam ederek Karacabey'in kuzeyinden devam ediyor. Üçüncü kol ise Bursa'nın tam merkezinden geçip Uluabat Gölü'nün altından Mustafakemalpaşa'ya devam ediyor. Bu üç hattın hepsi Bursa'yı etkileyecek durumdadır. Hepsi doğu atılımlıdır. Yenişehir, İnegöl, Kestel, Gürsu, Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer, Karacabey, Mustafakemalpaşa, Gemlik, Mudanya... Neredeyse her ilçemizin adıyla anılan bir fay var.

Sadece fay hatlarını incelemek yeterli değil. Zemin ve bina özellikleri de dikkate alınmalı. Depremden en fazla alüvyon zemin etkilenir. Alüvyon dediğimiz zemini gevşek olarak tanımlayabiliriz. Bursa ovasının neredeyse tamamı alüvyondur. Burada bin metreye kadar alüvyon kalınlığından söz ediliyor. Öyle ki bu zeminler deprem bittikten sonra sallanmaya devam eder. İçi su dolu bir bardağı sarsıp bıraktığınızda bardak sabittir ama su sallanmaya devam eder. Bunun gibi. Zemin sıvı gibi davranır. Bu zeminlerde binalar yıkılmasa bile zemine gömülme riskiyle karşı karşıyadır. Bursa'nın büyük kısmında bu riskle karşı karşıyayız.

Bursa'da güvenli diyebileceğimiz hiç ilçe yok mu?

Zemin özellikleri ve fay hatları açısından Büyükorhan, Harmancık, Orhaneli ve Keles yani dağ yöresi güvenli sayılabilir. Bu bölgelerde fay hattı geçmiyor.

Zemin özelliklerine dönersek, hazırlanan raporları nasıl değerlendiriyorsunuz?

1999 yılında yaşanan depremden önce zemin konusu ciddiye alınmıyor, zemin etüdü çalışmaları gerektiği gibi yapılmıyordu. Bu deprem Türkiye için bir milat oldu. Fay hatları belirlendi, konuya önem gösterilmeye başlandı. Hâlâ fay hatlarını 1/1000'lik planlarına işlememiş belediyeler var. Hiç jeoloji mühendisi çalıştırmayan belediyeler var. Bu röportajda konuştuklarımızdan faydalanarak bir rapor hazırlasanız  kabul edebilecek yerel yönetimler var. Çünkü denetim mekanizması zayıf. Örneğin İznik'te aktif fay var, göl çevresinde ve tarihi doku üzerinde yapılaşma var. Ama yerel yönetimde Jeoloji Mühendisi bulunmuyor. Bursa'nın pek çok belediyesinde jeoloji mühendisi çalışmıyor. Parklara, kent estetiğine verilen önem deprem konusuna verilmiyor.

Depremden bir hikaye gibi bahsediliyor. Çevremizdeki aktif faylar deprem üretecek. Belediyelerin bunları planlarına işlemesi gerekiyor. Bu fayların olduğu bölgelerde az katlı bina yapamazsınız ama mevzuat farklılığından dolayı yurt ya da hastane yapabilirsiniz. Çanakkale'de meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki depremde binalar yıkıldı. Yapılacak şey basit, belediyeler planlarını deprem ve zemin konularına göre hazırlayacak, jeoloji ve jeofizik biliminin gereklilikleri uygulanacak.

Depreme hazırlık açısından neler yapılıyor?

Yapılıyor değil ama yapılmaya çalışılıyor. Hazırlık üçe ayrılır; deprem öncesi, deprem sırası ve deprem sonrası. Bizim bilgilendirici broşürlerimiz var. Bunları biz hazırladık ve bastırdık. Bursa'daki gazetelere temin edelim. 17 Ağustos'ta gazetelerin arasında vatandaşlara dağıtsınlar. Milli Eğitim Bakanlığı bizden talep etsin, okullara gidelim, öğrencilere anlatalım. Belediyelerle, muhtarlarla birlikte mahalle mahalle gezip vatandaşı aydınlatalım. Deprem gerçekleştikten sonraki süreç ile ilgili devlet kurumlarının çalışmaları var. Biz öncesi ve deprem sırası hakkında çalışma yapıyoruz. Üzerimize düşeni yapmaya hazırız.

Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı olarak siz neler öneriyorsunuz?

Deprem tarihi kayıtlarda var. Yine olacak. 1855 depremi Bursa'nın deprem anayasası olarak kabul edilmeli. Bu deprem ortalama yedi şiddetinde kendini tekrarlayacak. Bakanlığın yayınladığı Aktif Fay Hatları Haritası ciddiye alınmalı. Bunlar incelenmeli. Risk teşkil eden ve etmeyen fay hatları göz önüne alınmalı. Zemin etüdü konusunda, jeoloji mühendisi olmayan kişiler belediyelerde bizim raporlarımızı denetliyor. Böyle bir şey olamaz. Ayrıca zemin vizesi uygulanmalı. Zemin etüdü yapılırken gerçek zemin ile verilen numunenin aynı olduğu kontrol edilmeli. Belediyeler ve muhtarlar ile birlikte depremi gündeme almalıyız. Güvenli gelecek ve güvenli Bursa  için jeoloji ve jeoteknik bilimi dikkate alarak el birliği ile çalışmalıyız.

Deprem olmadan bu konuyu gündeme getirdiğiniz ve görüşlerimize başvurduğunuz için bursa.com'a teşekkür ederiz.

 

Yorum Ekle